Çocuklara vurmayın!!!!!!!
Yine koşturmacalı bir gün... Özellikle öğleden sonra işlerim çok yoğundu. Yine de bunalma aralarında sevdiğim bloglara bakıverdim. Sevgili Biyonik kedimizin cici çocuğuna öğretmeninin vurması beni sinir etti. İnanın çok üzüldüm, kendimi onun yerine koydum, sanırım benim gibi bu olaya gıcık olmuş çok kişi vardır. Biz bebişlerimizi (onlar her yaşta bizim bebeğimiz) gözümüzden sakınıyoruz, geliyor bir adam, üstelik emanet ettiğimiz öğretmeni çocuğa vuruyor.
Hala öğrencileri döven öğretmen kalmış olmasına şaştım. Hani biz de dayak yerdik ama biz zaten ezik bir kuşaktık. Biyoniğe de yazdığım gibi saçma sapan bir gösteri provasında yanlışlıkla başka yere döndüm diye bizim sınıfın hocası değil de başka biri gelip okkalı bir tokat atmıştı. Yanağım yandıydı tüm gün. Anneme anlatmamıştım çünkü o da öğretmendi, çocuğunun dayak yemiş çok ayıp diye düşünmüştüm.Ne alakaysa... Ama o anı hiç unutmam ve ilkokula ait bir çok ayrıntıyı unutmuş olsam da o olayı asla unutmam. Nasıl işlemiş yani!
Neden insanlar düşünemiyor? O atılan tokatları öğretmen hemen unutacak ama o çocuğun ruhunda kalan iz, tahrip olan psikoloji ne olacak? Ben insan psikolojisine aşırı önem veririm. Vücut sağlığı kadar önemli olduğunu düşünürüm. Psikolojimiz bozulursa çocuklarımıza da yararlı olamayız. Belki baş ağrımı ihmal edebilirim ama psikolojimi asla... Bu çocuğum için de geçerli. Minicik beyinlerde bile ne fırtınalar kopuyor bir bilseniz... Mesela yan komşumun biri 3 yaşında, biri 9 aylık iki kızı var. Bir baktım komşum balkona çıkmış sigara içiyor, konuşunca keyfi olmadığını anladım, çağırdım. Büyük kızı altına kaçırmaya başlamış tekrar ve annesine ciddi tepkiliymiş. Mesela anne demeyi bırakmış, kadının arkadaşlarına anne diyormuş, aşırı sinirli olmuş ki şeker gibi kızdı. Konuşmalarımızın sonunda küçük kardeşini şiddetle kıskandığına karar verdik. Bence durum şu: şu an yürüme telaşındaki kızın peşinden koşmak zorunda olan bir anne ve sabah kreşe gönderilen büyük kız...
Konumuza dönelim...Şiddete şiddetle karşıyım, hele minik bedenlere yapılan şiddete... Bu aile içerisinde de olabilir, dışında da. Biz hayatlarının sonuna kadar onların yanında olamayacağız, tabi ki de okula yollayacağız. Ama öğretmenlerimizin de onlara sevgi dolu yaklaşması lazım. Sinirleri bozuksa tedavi olmalı, yok bu işi yapamıyorsa yapmamalı. Pedogoji de okuyorlar bildiğim kadarı ile öğretmenler. Pedogoji kitaplarında çocuğa patlatın diye yazmıyor sanırım. Öğretmenlerimizin çoğunun sevgi dolu olduğunu biliyorum ama bir kısmı şiddete yöneliyorsa bunun çaresine bakmalılar. Ben sinirimi çocuğum sayesinde kontrol altına aldım biliyor musunuz? O bana biraz sabırlı, bolca sakin olmasını öğretti. İnsanlara daha anlayışlı bakmamı sağladı. Teşekkür bebeğim.
Keşke onları sonsuza dek kötülüklerden koruyabilsek. Umarım hepimizin yavrusu tüm kötülüklerden uzak bir hayat yaşar...
Cuma, cumartes, pazar evdeyim ve internete girmeyeceğim, belki sadece bir göz gezdiririm. Pazartesi görüşürüz sevgili dostlar:-)












