Gıcık olmak ve tip kelimeleri aslında çok sevimsiz ve hatta seviyesiz, günlük hayatta pek kullanmam ama bugünlerde bazı insan tiplerine duyduğum hissi "gıcık olmak" çok güzel ifade ediyor. Bu nedenle burada kullanıyorum kusura bakmayın artık. Sıralama önem sırasına göre değil aklıma gelme sırasına göre yapılmıştır:
1)Kendilerini çok büyük gören tipler. Onlar dışında herkes önemsizdir, Onlar dünyanın merkezidir. Birinci dereceden yakınları (anne- baba- kardeş ve çocuk) dışında herkes onlar için dünyaya gelmiş ölümlülerdir.
2) En iyisini sadece kendilerinin bildiğini düşünen (sanan) tipler. Herşeyin en iyisini o bilir, o yapar, en iyi yemek tarifi onunkidir, diğerleri iğrençtir, en iyi hediyeyi o alır, o çok zevklidir falan filan. Sonsuza dek uzar bu falan filan...
3) İçten pazarlıklı tipler: Yüzüne güler,i arkandan iş çevirir. Özellikle son bir iki yıldır o kadar çok oldu ki çevremde, hatta akrabalarım arasında... Aslında öyle tipler olduklarını hissettiklerim ama oha artık bana da kötülük yapmaz diye düşündüklerim de vardı. Artık bu tip insanı hissederhissetmez hayatımdan çıkartıyorum. Eğer farkedemezsem de artık ne yapayım kazık yiyip oturuyorum ve onu hayatımdan yokediyorum. Bir de bu tipler bir efendi, bir ince, bir nazik görülürler ki sormayın. İnsanları kandırmaları kolaydır. Bir de arkanızdan vurunca kimseyi inandıramayabilirsiniz. Aaaaa çok iyi biri, nasıl yapar, hiç öyle biri değil gibi görülüyor sözlerini işitebilirsiniz.
4) Hayatta hiç birşeyden mutlu olamayan tipler: Hepimizin mutsuz olduğu konular ve dönemler vardır ama herşey de kendine dert edinilmez ki kardeşim. Yani bazı tiplerin mutsuz olmak için yaratıldığını düşünmeye başladım.
5) Hayatta hiçbirşeyi beğenmeyen tipler: Yaptığın yemeğe bir eline sağlık demez, evine gelir hiç birşeyini beğenmez ve bunu belli eder, özenir hediye alırsın bir teşekkür etmez, beğenmez (renkler ve zevkler tartışılmaz önemli olan düşünülmektir diye düşünürüm ben oysa ki...), hediye sepeti gelir, içindekilere laf eder mesela, düşünmüş yollamış, hem birçok kişinin hoşlanacağı şeyler... Bu da uzar gider, bu tipler 4 numara ile aynı sayılabilir. (birbirini içerir)
6) Bencil insanlar: Anlatmaya gerek var mı?
7) Aşırı kibirli insanlar: Yni hepimiz eşitiz şu hayatta kibir niye, neye, kime?
8) Kendi fikirlerini zorla kabul ettirmeye çalışan insanlar: Herkezin bir fikri vardır ve karşımızdakinin fikrine de saygı duymaluıyız. Tek bir doğrunun olduğu konumlar dışında tabi. Hayır tek bir doğrunun olduğu durumlarda yanlış bildiği halde ısrarla savunan insanlara da gıcık oluyorum, evet gıcık gıcık... Mesela ben kesim emin değilsem kesinlikle bunun doğruluğunu savunmam, o konuyu inceler emin olurum, bilmeden ısrar etmem.
9) Trafikte yengeç gibi yan yan sürenler. Bu sabah başıma geldi de... Oraya o beyaz yol çizgilerini süs diye yapmamışlar değil mi, aradan git diye yapmışlar. Yaptıkları şey sollamak filan değil, sana doğru yanaşıp vurmak herhalde.
10) İnsanların yüzlerine uzun uzun bakıp süzenler: Acayip rahatsız olurum. Neden süzüyorsun ki dimi? Hem de en çok yapanlar kadınlar. Bu tipleri kınıyorum arkadaşlar. Yurdışında direk ne diye bakıp duruyorsun diye soruyorlar. Bizde ise aman ayıp olur diye bişi söylenmez de... Ben diyorum bazen, bişey mi var diyorum.
11) Sürekli konuşan ve fakat karşısındakini dinlemeyenler: Bu tipleri eskiden çekiyordum şimdi direk dinlemiyorum, dinlemediğimi belirtiyorum ve oradan tüyüyorum. Bazen de sinir etmek ve eğlenmek için ondan çok konuşuyorum, ona konuşma hakkı tanımıyorum, o bunalıyor bu sefer... Önce dinlemeyi öğrenin değil mi? Hep beraber bol bol konuşalım.
12) Cimri insanlar: Tutum OK ama aşırıya kaçılırsa senin gibi cimri olmayan insanlara haksızlık etmiş olabilirsin...
13) Çocukların yanında sigara içenler: Ama en kızdıklarım hamileyken sigara içenler. Ve hatta ileri gidiyorum, sigara içmeyen insanların yanında sigara içenler. Sigara içen arkadaşlarım kusura bakmayın ama bunu büyük bencillik olarak görüyorum. Sigara içmek sizin tercihiniz, buna üzülsem de birşey diyemem ama ben sağlıklı olmak adına ve sevmediğim için içmiyorsan başkasının seçimi nedeniyle cezalandırılmamalıyım değil mi? Hele benim gibi dumanda katılan, nefes alamayan bir kişinin yanında bunu bile bile yapıyorsa bir insan ben ona arkadaş demiyorum...
13) Gelinlere kötü davranan anne- babalar: Bu konuda Allah şükür hiç bir derdim yok, eşimin ailesi inanın benim ailem gibi. Ama bu konuda şanslı olduğumu, pek çok kadının bu durumdan müzdarip olduğunu da biliyorum. Bloglarda okuyup şaşırıyorum. İnsan oğlunun eşini, ailesi olarak kabul ettiği kadını dışlayabilir? Nasıl ona kötü davranır ve oğlundan ayrı yere koyar?Kötü gelinleri de aynı şekilde kınıyorum. Bir aile olunacaksa biraz çaba göstermek lazım. Herşey tozpembe olamaz ama çabalanırsa neişeli ve mutlu bir aile oluşturulabilir...
14) Trafik canavarları: O insanlarla günlük hayatta çok iyi anlaşabilirsiniz. Yolda görüp bir şekilde konuşsanız a ne iyi biri filan diyebilirsiniz. Ama trafikte bu kişiler canavarlaşır. Sizi zor durumda bırakır, her türlü ihlali yapar, tuhaf hareketler ile trafiği mahveder. Dışarıda gördüğümüz normal, sizin benim gibi tiplerdir oysa (hepsi değil tabi, kadın- erkek iyice magandaları hariç)
15) Oturduğu yerde uyuyan, yattığı anda uyuyan ve hatta horlayan tipler. Ne diye gıcık oluyorsun uyuyorlar kendi halinde demeyin, kıs-ka-nı-yo-rum. Var mı diyeceğiniz.
16) Her şeye muhalif olanlar. Sen ne dersen de sana karşı fikirleri vardır. Bu karşıt fikre gerçekten inanıp inanmadıkları önemli değildir, sadece ters bir laf etmeleri lazımdır. Hatta sen bir şeye sinirlenmişsindir, birine anlatıyorsundur, o oradan çıkıp "ama sen haksızsın......" filan derler ve senin fikrinin tersini savunurlar. Zaten ben orada sinirlenmişim, zaten senle konuşmuyorum beni daha sinir mi edeceksin. İlla da tersini söyleyecek.
17) Aşırı kıskançlar: Kadın erkek ilişkisindeki kıskançlıktan bahsetmiyorum. Aslında onun da aşırısı iyi değil. Ama burada bahsettiğim iş veya özel hayatını kıskanan kadınlar ve hatta erkekler. Herkes kendi işini yapsın! Başkasının başarısını ne diye çekemezler ki! Sonra arkadan kuyu kazmak başlar. Hanginizin başına gelmedi ki!
18) Çok uyuyan tipler: Hayat kısa, uyanın ve günü yaşayın. Buna gıcık olamam ama sizin adınıza üzülürüm.
19) Mızmızlar: Hep sızlanır, hep sızlanır. Bir yere gidersiniz hiç birşeyi beğenmez, hep şikayet eder. Huzurumu kaçıran herkese sinir oluyorum bu günlerde zaten... Neyse ki bu tiplerin aşırıya kaçanlarını da hayatımdan temizledim veya en azından biraz düzelip kabul edilebilir kıvama geldiler.
20) Haber vermeden misafirliğe gelenler: Aslında hepsine gıcık olmuyorum. Çok sevdiğim kişiler gelebilir, çok yakınlarım da ama evimin durumu karışık olabilir, ikranm edeceğim birşeyim olmaz dimi, ben de özensizliği hiç sevmem. Çok rahatsız olurum ne bileyim. Artık cep telefonu diye bişey var değil mi?
21) İşlerinde özensiz insanlar: Basit bir bakkal da olabilir, bir manav da, şık bir mağaza da, bir mimarlık bürosu da... İşini düzgün yapmayana, kalitesiz yerlere ve kalitesiz mallı satanlara, iş hayatında toplantılara geç kalanlara siznir oluyorum, ne yapayım?
22) Randevularına geç gelen, daima bekleten tiplere de...
23) Düşüncesizlere de...
24) Tabi müzmin yalancılara (pembe yalanlar tartışılabilir)
Daha çoookk var ve ben bu kadar yazabildim. Şimi iş hayatı ile boğuşacağım. Lütfen eklemeler yapın ve fikirlerinizi de bekliyorum.
Güzel günler, umarım kimseye gıcık olmayız bugün.-)