Hadi oğluş, girelim bu çarkın içerisine...
Kızgınım, hem de çok, şu eğitim sistemine, sürekli değişen eğitim ve sınav sistemleri ile çocuklarımızın denek gibi kullanılmasına, dershane ve özel hocalara akıtılan onca paraya neden olan işleyişe kızgınım. Dün biraz bahsettim ama kızgınlığım geçmedi. Biraz daha ayrıntılı anlatmak istiyorum.
Miniminiydim, beşinci sınıftaydım ve o korkunç yarışın içerisinde ben de vardım. İki yıl boyunca annemin eli maşalı ama iyi bir öğretmen olan arkadaşı Sanober teyzeden ders almış ve o çılgın dershanelerden birine gitmiştim. Annem bir sürü test kitabı almış ve beni çalıştırmıştı. O sene İzmitte olduğumuz için İstanbula sınava gelmiştik. Çünkü orada sınav yapılmıyordu. Her taraf ana-baba- çocuk günüydü! Ne kalabalıktı. İsimlerimizi okudular, annem bana sarıldı, dua okudu ve içeriye yolladı. Anneciğime dönüp el salladığımı hatırlıyorum. Minik minik girdik sınıflara. Neredeyse ağlayacaktım. Çünkü İstanbul kolejlerinden birine girersem annemden ayrılacağımı düşünüyordum. Ne komik... O psikoloji ile girdik sınava. Çok iyi bir okul olmasa da istediğim yerlerden birine girdim girmesine de o senem bir kayıp oldu. Hayatımdan bir yıl.
Üniversite sınavlarını hiç hatırlamak istemiyorum. Hayatım ders, daha doğrusu testler olmuştu. Sınav dışında hiç birşey önemli değildi. Dersler bile... Kabus gibiydi ama istediğim yeri kazanmıştım Allahtan. Bir de sınav sonuçları aç.ıklandığında yaptığım bir şabalaklık vardı, onu da sonra anlatırım. Sınav aptallaştırmıştı beni yahu!
Neyse, ben beşinci sınıfta ikken girdiğim sınav OKS adı altında sekizinci sınıf sonunda yapılmaya başlandı. Fekat eğitimcilerimiz bunu uygun olmadığına karar vermiş olmalılar ki üç sene boyunca sınav yapılmasına karar vermişler. Daha doğrusu buyurmuşlar. Yavrularımızın bir seneleri değil üç seneleri dershanelerde geçecek ve her sene sonu bir sınav stresi olacak.
YAZIK BU YAVRULARA! Tamam eğitim sistemi düzelmedikçe, her okul aynı kalitede olmadıkça ve rüşvet durumu Türkiyenin gerçeği olmadıkça sınav tek çözüm. En azından başarılı olan kazanıyor. Ama bunu bu kadar büyütmenin, zorlaştırmanın anlamı ne?
Şimdi sistem şöyle işleyecek. Her sene sınavdan alınan not %70 oranında, ders başarı notu %20 oranında, davranış notu ise %5 oranında etkili olacak. Yani paraya endeksli okullarda ve zengin muhit okullarında her öğrenci hepsi beş almaya başlarsa şaşmayın. Neden, çünkü karne notu da önemli.
Bir başka yenilik en ağırlıklı dersler Türkçe ve hazır olun İngilizce. İngilizceyi iyi öğrenebilmek adına girilen bu yarışta İngilizceyi iyi bilmek gerekiyor arkadaşlar.
Bu işte en karlı çıkanlar dershaneler olacak. Şimdiden doldu dershaneler. İyi kazanacakları kesin. Hadi bakalım... Bir de özel ders patlaması olacak. İki iyi ingilizce bilen ebeveyn olarak (ki eşim ana dili şeklinde konuşuyor yıllarca Avustralyada yaşadığı ve okuduğu için) biz bile bu işi profesyonelce yapacak birini tutmayı düşünüyoruz.
İngilizcenin önemli olması Özel okulların şanslı olacağını düşündürüyor. Ama burada unutmayalım ki her dersi İngilizce okutan okulların Türkçe yeterliliği iyi devlet okulları kadar değil. Burada bir denge var. Bir de Özel okullar zaten çocukların Anadolu lisesine girmesini istemez. Kaybetmemek adına ellerinden geleni yapacaklardır. Zaten çoğu da devam ediyor o okullara. Bir de Almanca ve Fransızca eğitim alan çocukların İngilizce sınava girmesi bekleniyor.
Dershanelere akıtılan onca para ile ülkede neler yapılabilir düşündünüz mü hiç?
Ben dün kararsızdım dershane konusunda. Ama sanırım boyun eğeceğim, çocuğumu bu çarkın içine atacağım. Kendim de gireceğim. Yavrum dershanelerde sürünecek 3 yıl. Ne kadar yararı olacak o da tartışılır. Belki hepimiz kendimizi kandırıyoruz???
Bu iş eğitim sistemi düzelmedikçe, her okul Anadolu lisesi kalitesine gelmedikçe düzelmez. Peki düzelmesi çok mu zor? Soruyorum size?
Hadi Oğlum gel girelim çarkın içerisine...









