Bay Zihni Sinir, bayan Düttürü Leyla ve eğitim sistemi kurbanı Oğluş ailesi...
Üç günlük tatilden hiç birşey anlamadığım gibi üç gün boyunca evde kalıp deli gibi yoruldum. Hani işten bazen nefret ediyoruz ama iş başladığına sevindim bile. Cidden çok yoruldum arkadaşlar. Yaptıklarım:
- Kaç çeşit yemek yaptığımı, kaç kez mutfak temizlediğimi hatırlamıyorum bile. Yemek yapmaktan bıktım!
- Evet, camları sildim. Kanun yine bozulmadı, dün feci yağmur yağdı. Bana kızmayın, s,z, uyarmıştım.
- Hem tülleri, hem perdeleri yıkadım. Eşim sağolsun yardım etti takıp çıkartmada... Mis gibi oldu. Ütü kısmında biraz bunalıma girdim. Çok itina ile ütülediğimi sçyleyemeyeceğim. Ama idare eder işte...
- İki sabah üstüste oğluşun isteğini kıramayarak katmer yaptım. Annem de sever diye dün kahvaltıya çağırdık. Çok güzel olmuştu. Size tarifini vereceğim bu hafta. Hafta sonuna ailenize, dostlarınıza yapın, dua etsinler size. Çok hoş cidden...
- Temizlik olayına hiç girmeyeyim isterseniz. Bir güne sığdırmaya çalıştım, akşam iki seksen yattım.
- Dün ne bunalımlı gündü Allahım. Çıldırmanın eşiğine yakındım. Sanırım evde kalalım, dinlenelim şeklindeki saçma düşüncemiz ters tepti ve sinirlerim laçka oldu. Bunda eğitim sistemimizin laçkalığının büyük etkisi var tabi. Oğluşa verilen ağır dersler beni bu hale getirdi. Neydi o yaaa! Üniversite sınavına hazırlanırken bu kadar zorlanmamıştım. Oğlum da ambale oldu. Cuma günü üç sınavı vardı düşünün artık!
- Cumartesi akşamı elektrikler kesildi. Hemi de saatlerce. TV izlediğim tek akşamımı (bir de Çarşamba Avrupa Yakası var) katlettikleri için sevgilerimi sunuyorum buradan:-P Ama bu durum Zihni Sinir eşimin yaratıcılığını ayyuka çıkarttı.
Efendim şimdi şöyle: Elektrikler kesildiğinde battaniyemin son dikişlerini atıyordum. Işıklar gidince kaldırdım tabi. Sonra da yapacak çok bişi yok! Oğluş arkadaşları ile dışarıdaydı kesildiğinde. Neyseki ortak alanların jeneratörü var. O nedenle bahçaya baktım, bunlar güle oynaya saklambaç filan oynuyorlar. Biraz güldüreyim oğluşu dedim, feneri yüzüme alttan tutup ağzımı açtım, komiklik yaptım.... O sıra tek oğluş beni görür durumdaydı. Arkadaşı da görmüş, annen değil mi o demiş! Rezil oldum tabi. Site ahalisinden de gören olmuştur... Bu beni beş on dakika oyaladı.
E arkadaşınız hiç birşey yapmadan oturabilir mi. Sıkıntıdan uyuklayan eşime sataşıp durdum. Ondan da yüz bulamayınca bari örgü öreyim dedim. Dikiş kadar zor değil. Ama mum ve fener ışıüğında ne zor. Direk ışık gelmeli. Bunu gören Zihni Sinir eşim olaya el koydu. Bir adet Fenerbahçe şapkası, hafiflerinden bir adte fener, koli bandı aldı ve bana madenci şapkası yaptı. Ben elimde örgün, başımda ışıklı şapkam ile delilik üstünde bir yerlerde düttürü Leyla şeklindeydim anlayacağınız. Oturduğum yer ise pencere önü. Tüm site beni görmüş olabilir. Valla ne düşündüler kimbilir. Oğluş oyundan gelip beni o halde görünce çok güldük. Fotograf çekip buraya koyacaktım ama o şapşalın da şarjı bitmiş. Aynı şapkadan oğluşa da yaptık, İngilizce ödevini yaptı garibim.
Sonra baktık bu da sıktı, Pastaneye gidelim, ortak alan olduğu için ışığı vardır dedik. Tam çıkarken ışıklar geldi. Ama bu bizi engellemedi ve bıl kalorili profiterol yiyerek geceyi sonlandırdık. Keza yine ışıklar kesildi ve kös kös oniki gibi uyuduk!
Oğluş, ona ilginç ve eğlenceli gelen bu nstaljik akşam nedeni ile "Keşke yarın da kesilse" dedi! Biz de Allah korusun dedik. Allah ışığımızı hiç kesmesin, hep aydınlıklar versin...
- Bugün akşam yedide Dershanenin veli toplantısı var. Bu dershane olayına yarın yer ayıracağım. Hoşuma gitmeyen olaylar var. Gerçi bu çarpık eğitim sistemi ile de alakalı ama öğretmenlerin bakış açısını size anlatacağım. Cumartesi ve Pazar oğlumla canımız sıkıldı. Bugün biraz bağırıp çağırıp deşarj olmayı planlıyorum anlayacağınız. Abartıyorum tabi:-) Ama bir iki çift lafım var o sınıf öğretmeni bozuntusuna. Oğlumun moralini bozmaya kimsenin hakkı yok. Size yarın anlatacağım ki yarış atlarını, pardon çocuklarımızı nasıl bir psikolojiye sokuyorlar bilin!
- Battaniyeyi diktim. Bir de ne göreyim bir motif eksik... Offf, şimdi onu yap, ütüle, dik.... Bitemedi gitti.
Eeee, bekliyorum anlatacaklarınızı, sizler neler yaptınız, benim gibi iş başlasın da dinleneyim diyen oldu mu?
Not: Yazmayı çok özlemişim. Keyfim azıcık yerine geldi...



