Monday, March 24, 2008

Ondan bundan...

*Hastane sapıklığım halen devam ediyor. Diş tedavim bitmedi. Bugün biter sandım ama yine geçici dolgu yapıldı!

* Araba değiştirmekten vazgeçtik. Baktık bizimkinin özelliğinnde, kilometresinde, işçilik kalitesinde başka bir araba alamayacağız. Hiç birşey beğenemiyoruz. Aklımız hala bizimkinin dizaynında, deri döşemesinde, direksiyon işçiliğinde... Gerçi bu karara vardığımızın ertesi günü eşim bana bir jeep resmi gösterip bunu alabiliriz dedi. Ve ben ciyakladım tabi... Hala konuşuyor ama oğlumla ben müdehale edip gerçek hayata döndürüyoruz.

* Rusya'da "Sarışınlar Partisi" kuruluyormuş. Oraya gidip üye olmayı düşünüyorum. Gerçi grup başkanları bir kumralmış! Akıllı sarışın bulamadılar mı ne? 50.000 üyeye ihtiyaçları varmış. Sarışın ve kendini sarışın hisseden herkesi bekliyorlarmış. Bu Rus erkekleri fırsattan istifadeyi bilmiyorlar. Bizimkiler olsa sarışınlara yakın olmak adına üye olurlardı!!!!

* Pazar günü dershanedeki öğrenci koçumuzla görüştük. Oğluş benim hastalıklarım sırasında biraz gevşedi... Adam ne yapalım, ne edelim şeklinde konuştu. Off ne zor iş bu veli olmak! Ben yine SBS annesi olma yolundayım haaaa!

* Bahardan mıdır nedir, hiç çalışasım yok, elimi kaldırasım yok. Allahtan işlerim yoğun değil. Evde de ancak yemek yapabiliyorum. Bir de etraftan gofret kağıtları, bir kere içilip ortalığa atılmış boş bardak topluyorum...

* Rejime girmeliyim ama beynim bunu kabullenemiyor!

* Annem haftaonu üç kez arayıp oğlanı yıka buyurdu! Allahım ben akıl edemiyor gibi mi görülüyorum. Haa bir de şu yemeği yap, bunu yapma da buyurdu. Tövbe tövbe!

İşte böyle... Bişi yok hayatımda...

Friday, March 21, 2008

Ebe sobe

Mutlucuğumun sobesini yazayım bakalımmm:


A Aile: Allah ailemizi korusun, bizleri birbirimizden ayırmasın...


B Bebek: Bebekleri çok seviyorum... Bir tek yavruşum var ama bir bebeğimin daha olmasını isterdim. Kısmet... Torunları severiz inşallah


C Cesaret: Asla yitirilmemesi gereken bir özellik... Cesur insanları da severim


D Deniz: Bana hep huzur verir... Rüyalarımda sık sık görürüm...


E Elma: Severim, hele Amasya elması olursa...


F Film :Korku filmlerine bayıldığımı bilmeyeniniz kaldı mı?


G Güneş... O olmasa ne yapardık?


H Huzur: Allah hepimize versin...


I Adım...


İ İş: Allah kimseyi işsiz güçsüz bırakmasın. Herşeye reağmen işimi ve çalışmayı çok seviyorum...


J Ne zor harf bu! Jiklet :P


K Kalp: Kalpsizlerden nefret ederim


L Lamba: Orjimal lambalara merakım vardır. Evdeki lambaları değştirmeye bayılırım...


M Mobilya: İlgim vardır bilirsiniz... Allah para versin, yine değiştireyim mobilyaları, şöyle tarzımı ortaya koyayım:)


N Nar suyu: Sağlıklıdır...


O Oğlum tabiki de:)


Ö Özgürlük...


P Bu da zor bir harf. Pul diyelim. Küçükken pul koleksiyonu yapardım.


R Resim: Çocukken resim yapmayı ne severdim... Şimdi yapamıyorum belki ama yine de seviyorum

S Sevgi: Olmasa olur mu?


Ş Şarkı: Güzel şarkı dinlemek herkese iyi gelir.


T Tenis: En sevdiğim spor


U Uzay: Küçükken astronot olmak istediğimi söylemiş miydim?


Ü Ülkem: Seviyorum


V Van kedisi...Beyazlıklarını ve değişik renkli gözlerini severim. Size bir sır vereyim mi? Benim de göz renklerimde farklılık var. Biri tam yeşil, diğerinin içerisinde elalık var .Ama çok bariz değil. FDikkatli bakılınca anlaşılıyor


Y Yemek:) Seviyorum işte var mı diyeceğiniz?


Z Zeka: İnsanlarda önem verdiğim bir özellik. Özellikle duygusal zekaya önem veririm:)


İşte böyleeeee....


Ben de sobelenmediyse Lezzet Aşkı Handeciğimi sobeliyorum...

Thursday, March 20, 2008

Araba sorunsalı!

Şu sıralar bizim evde arabalar haricinde hiç bir şey konuşulmuyor. Bizim emektar arabayı satıp yenisini alalım diyoruz. Daha doğrusu eşim diyor. Ama ben arabamızı o kadar çok seviyorum ki ondan nasıl ayrılacağım bilemiyorum... Aslında 5 senelik bir araba ve çok benzin yakıyor. Yeni, dizel bir araba fena olmaz ama bu iş beni feci sıkıyor.

Benim feci sıkılmama sebep sadece arabamızdan ayrılacak olmamız deği eşimin bitmek bilemyen araba konuşmaları. Allahım başka bişi konuşamaz olduk! Bayılacağım. Her gün araştırma yapıyor, yüzlerce kişi ile konuşup bilgi alıyor, akşam iş dönüşü arabaya bindiğimde bi başlıyor, yatana kadar. Akşam internetten çıkmayıp oğlumu bile boğuyor. İki dakikada bir bizi çağırıp bu raba nasıl ,şusu var busu var diye hiç umurumda olmayan ve bana hiç bişey ifade etmeyen özelliklerini sıralıyor. Tam TV başında uzanıyorum çağırıyor, yemek yapıyorum çağırıyor, afedersini lavabodayım çağıryor!Adam iyice araba ile bozdu.


Bir gün bir arabaya takıyor, övüyor, yok o öyle demiş, yok burada şöyle yazmış... Ben diyorum ki bak onu alırsak şöyle bir dezavantajı var. O da diyor yok ben araştırdım öyle değil. Ertesi gün geliyor benim bir gün önce yaptığım uyarıyı başkaları yapmış vazgeçmiş. E ben sana dedim ya diyorum. Hep dediğime geliyor.


En sonunda isyan ettim. Dedim ki araştır, bak bana göster, ben de içine, derisi nasıl temiz mi çizik mi, rengi ne bakayım alalım. Allah aşkına anlatma saatlerce, bunalıyorum. Hala yapıyor ama sus ne olur diyorum...


Aaaaaaaaa yetti beaaa! Hanfendi çizgimden kayalı epey oluyor ama haaa. Araba demeyin bana!

Araba sorunsalı!

Şu sıralar bizim evde arabalar haricinde hiç bir şey konuşulmuyor. Bizim emektar arabayı satıp yenisini alalım diyoruz. Daha doğrusu eşim diyor. Ama ben arabamızı o kadar çok seviyorum ki ondan nasıl ayrılacağım bilemiyorum... Aslında 5 senelik bir araba ve çok benzin yakıyor. Yeni, dizel bir araba fena olmaz ama bu iş beni feci sıkıyor.

Benim feci sıkılmama sebep sadece arabamızdan ayrılacak olmamız deği eşimin bitmek bilemyen araba konuşmaları. Allahım başka bişi konuşamaz olduk! Bayılacağım. Her gün araştırma yapıyor, yüzlerce kişi ile konuşup bilgi alıyor, akşam iş dönüşü arabaya bindiğimde bi başlıyor, yatana kadar. Akşam internetten çıkmayıp oğlumu bile boğuyor. İki dakikada bir bizi çağırıp bu raba nasıl ,şusu var busu var diye hiç umurumda olmayan ve bana hiç bişey ifade etmeyen özelliklerini sıralıyor. Tam TV başında uzanıyorum çağırıyor, yemek yapıyorum çağırıyor, afedersini lavabodayım çağıryor!Adam iyice araba ile bozdu.


Bir gün bir arabaya takıyor, övüyor, yok o öyle demiş, yok burada şöyle yazmış... Ben diyorum ki bak onu alırsak şöyle bir dezavantajı var. O da diyor yok ben araştırdım öyle değil. Ertesi gün geliyor benim bir gün önce yaptığım uyarıyı başkaları yapmış vazgeçmiş. E ben sana dedim ya diyorum. Hep dediğime geliyor.


En sonunda isyan ettim. Dedim ki araştır, bak bana göster, ben de içine, derisi nasıl temiz mi çizik mi, rengi ne bakayım alalım. Allah aşkına anlatma saatlerce, bunalıyorum. Hala yapıyor ama sus ne olur diyorum...


Aaaaaaaaa yetti beaaa! Hanfendi çizgimden kayalı epey oluyor ama haaa. Araba demeyin bana!

Tuesday, March 11, 2008

İşte böyle...

Uzun ara verdim yine. Ama Allah'a şükür sağlık sorunları nedeni ile değil. İş yoğunluğundan... Bu arada geçen haftasonu hastaneye düşmediğimi sanıyorsanız aldanıyorsunuz:P Evet yine hastanedeydim amadişimdeki kırık nedeni ile... Hatırlarsanız yemek yerken dolgulu dişimi kırmıştım. Ancak gidebildim... Aman ne zor işmiş! Dişi kurtardık ama porselen kaplama yapılacak. Uğraştırıcı ve maliyetli bir iş! Bir de ağrı yapmaya başlayan bir diş vardı, kanal tedavisine gidildi. Daha geçici dolgu duruyor ve ağrı yapıyor hala! Off!

Bunun dışında yaramaz bişi yok Allah'a şükür. Oğluş şu bizim meşhur gelinden ayrıldı:P Kız naz yapıp duruyordu zaten. Efendim bu kızcaızı sınıftan bir çocuk daha beğeniyormuş. Kızımız bizimkini seçmiş ama demiş ki C... in üzülmesini istemiyorum... Bizim kabadayı erkekimiz de buna kızmış ne demek diye... Yani işler tatsızlaşmış... Şimdi bizimki bir sınıf üstten bir kız ile çıkıyor. MSN de aşk konuşmalarını görmelisiniz!!! Diyo ki Oh G... ile hiç böyle konuşmuyorduk, beraberken sınıftan biri görse ağlıyprdu T... hiç böyle değil, çok rahat. İleride rahat olanı mı seçersin, öbürünü mü göreceğiz minik çapkın!

Ama kızımız hediye kolyeyi geri vermiş. Aaaa iyi ben takarım dedim, hayır onu başkasına vereceğim demişti:P Hain evlat!

Başka bir havadis yok... Halen çok kendime gelip evime sahip çıkamıyorum ama eskiye göre yine iyi. Yemek yapmaya ve mutfak temizlemeye başladım. Yerler ise batmaya başladı. Tamam kadın da fena yapmıyor ama... Haftasonu konu ile ilgilenmeliyiz:)

Öptüm sizi!

Thursday, March 06, 2008

Gülmek...

Arkadaşlar nasılsınız? Özledim valla... Ben mi? İyiyim demeye korkuyorum... Allah'a şükür ayaktayım bugün... Olumsuz düşünme demişsiniz. Haklısınız ama insan iki ay boyunca hep yatarsa olumlu düşünemiyor pek...

Günler öylesine geçiyor. Bu arada hep somurtup yatıyorum sanmayın. Evde çok gırgır yaptıpımız oluyor. Özellikle de oğlanla azıyoruz. Geçenlerde aklım başında olmadığı için tüm pijamalarımı yıkamışım! Akşam bir baktım bu mevsimde giyilecek bişi yok... Uuzn kollu ama kalın olmayan şeyler giyiyorum ve asla gecelik giyemiyorum hastalık korkusundan! O nedenle altıma yazlık bir pijama çektim, üst yok! Uzun kollu bir geceliğim vardı, üzerine de bunu giydim. Gecelik de uzun bişi. Oldum mu size Hintli kadınlar gibi!

Oğluş dalga geçmeye başladı kıro diye:) Köylüler gibi şalvar üstü elbise şeklinde bir sitil ile süzülüyorum evin içinde! Oğlumun dalgaları artınca daha da güldüreyim bar dedi. Karnıma bir yastık koydum, oldum mu 9 aylık hamile! Oğlanın yanına gittim, doğurdum doğuracağım şeklinde geziyorum. Oğlan gülmekten yerlerde yatıyor! Ben onu gördükçe gülüyorum, hani gerçekten hamile olsam o an düşecek çocuk... Bu arada eşim ciddi ciddi haberleri izliyor! Neyse epey güldük ama normale dönmek kolay olmadı.


Gülmeye ihtiyacım varmış:) Allah hepimizi güldürsün...

Monday, March 03, 2008

Offf, of

Arkadaşlarım, size şaka gibi bir haberim var! Geçen hafta taş düşürdüm. Çüş demeyin, dinleyin:)

Hastalıklar yakamı bırakmıyor anlayacağınız... Cuma günü yine miğde aprısı ile başladı. Sanki malum hastalık sancısı gibi. Biliyosunuz altı ay önce ilk taşımı düşürmüştüm ve doktor sol böbreğimde de iki adet minik taş olduğunu söylemişti. Evet onlar da yola girmişler ve beni yerlerde sürüklediler!

İnternational acile gittik yine. Bir hafta öncesinde de yüksek ateştin gitmiştim. Acil doktoru artık bizi iyi tanıyor. Adamcağız bir gün de sağlıklı gelin ziyaretimize dedi! E haklı sürekli oradayım! Neyse, ilk önce tahliller yapıldı, bu arada serum verildi, sonra tomografi ile taşlarım görüntülendi. Daha böbrek te de bir sürü taş varmış! Ne vücut bu taş fabrikası gibi!


İşte böyle, hala iyi haberim yok. Şimdi iyiyim ve işteyim ama bu hafta sırada ne var diye düşünmüyor değilim! Tamam Allah kötü bişey vermesin ama Ocak başından beri yaşadıklarım nedeni ile moralim alt üst oldu:(