Tuesday, September 19, 2006

Yapmayı İstediğim Şeyler...

Birkaç yıldır (ki bu yaşlandım paniğine girdiğim dönemlerdi)hayatta yapmak istediğim şeyleri bir bir yapmaya başladım. Bunlardan en önemlisi tenis öğrenmemdi. Masa tenisini çok seviyordum ve tenisi de bana çok yakın bir spor olarak görüyordum. Sevgili eşimin sabrı ve yardımları ile bunu başardım. İlk başta tereddütlerim vardı, kondisyonum yeter mi diye... Bu nedenle tenise başlamadan hızlı yürüyüş ve asansör kullanmadan merdiven çıkma programlarını uyguladım ve işe yaradı.

Sonra uzun yıllardır fazla kitap okumadığımı farkkettim! Oysa üniversitede ne çok kitap okurdum... Bu nedenle şimdi 5 dakika vakit bulsam, arabada eşim beni işe bırakırken, eve dönerken, işe erken gelmişsem, banyodan sonra birkaç dakikalığına yatağa uzandığımda hep kitap okumaya çalışıyorum. İyi bir özellik olduğunu çok düşünmesem de çok hızlı kitap okuduğum için haftada bir kitap bitirebiliyorum.

Neyse; bundan sonra kısa dönemde yapmak istediklerim:

- Eşimle beraber Aikido'ya başlanacak.
- Eşimle beraber samba veya tango dersi alınacak (ki ya aikido ya da dans olayını halledebiliriz diye düşünüyoruz ama karar veremedik.)
- Evde egzersizlere başlanmalı çünkü kış geliyor.
- Kol kaslarım geliştirilmeli, ağırlık aldım ama hiç çalışmıyorum. Televizyon izlerken buna zaman ayırmalı
- Kitap okumaya devam. Bu sıra Emel Koç'un Alyoşa adlı romanını arıyorum ama bulamıyorum. Bunu bulmalı...
- Bu hepimizin sıralamasında vardı: Rejime gireceğim. İki yıl önceki kiloma,56 kiloya düşmeyi planlıyorum ki şimdi 65'im!


Zaten bunları yapabilsem yeter, daha fazlasını düşünemiyorum bile...

Neden Aikido?

Hayatımın hiçbir evresinde dövüş sanatlarına ilgi duymadım. Van dame'ın filmleri dışında:-) Ama Aikido savunma sanatı(ymış)... Yine de Aikido'nun bana hiç uygun bir spor olmadığını düşünüyorum. Katı kurallara bağlı, disiplin gerektiren sporlar bana göre değil. Ayrıca koca adamları tutup atabilecek(bakınız yandaki resim!)bir vücut yapısına sahip de değilim. Ayrıca biraz burcumdan, biraz da genlerimden doşayı sabırsız bir insanım ve hareketli sporlar daha çok hoşuma gidiyor (kendimi golf ile uğraşırken düşünebiyorum mesela, keza satranç!)

O zaman ne diye istiyorsun diye soruyorsunuz biliyorum. Bence insanlar zayıf yanlarının ve korkularının üzerine gitmeliler. Ancak bu şekilde kendilerini aşarlar.
Ben de kendimi biraz disiplin altına almak istiyorum. Belki "sabretmeyi" de Aikido sayesinde öğrenebilirim. Eğer başlarsam öncelikle bu durumu Sensei'ye (hocaya) anlatacağım ki zor bir öğrenci olacağımı bilsin. Umarım bana takmaz...

Ayrıca benim dengem pek iyi değildir, düz yolda bile takılıp düşebilirim. Aikido ile doğru düşmeyi öğreniyorsunuz. Bu da benim için olulu yanlarından biri de bu.

Bu işin sonunda ya Aikido'ya bayılırım, ya da nefret ederim...

Siz hayatta neler yapmak istiyorsunuz? Bunları yapmak için bekliyor musunuz? Korkularınızın ve zayıflıklarınızın üzerine gitmek için cesaretiniz var mı?

Renkli Günler:-)

5 Comments:

Blogger Şebnem said...

Biz de eşimle 6 ay önce salsa derslerine başladık. Çok eğlenceli ve insanın hayatına renk katıyor. Yaş ortalaması olarak katılanlar genelde bizden gençler ama bizden daha yaşlı ve genç olduğu halde beceremeyenler de var. Gençlerle her şey daha eğlenceli oluyor. Haftada 2 saat her şeyi unutup dans ediyoruz. Bazan latin gecelerine de gidiyoruz. Tango ya da sambayı bilmiyorum ama salsayı kesinlikle tavsiye ederim. Geçen yıl akupunkturla 8 kilo vererek doğumdan önce 13 yıl önceki kiloma indim. 52. Şu an 54 le devam ediyorum. 40 ımdan sonra yaptıklarım bunlarla da sınırlı değil ve kalmayacak. Beni izlemeye devam edin:))))

4:40 AM

 
Blogger renkler said...

Sevgili Şebnem,

Seni taktir ettim. Hayatı dolu dolu yaşamak, hareketli olmak ço güzel.

Renkli kal:-)

5:22 AM

 
Blogger Age35 said...

Bu postu okuduktan sonra bana da ilham geldi..Acil yeni kararlar alınacak

11:14 AM

 
Blogger fatos said...

age35 e katıldım, bana da ilham geldi, hemmen Mömmo'yu koluma takıp bi eşli dans kursuna gitmeliyip , tabi üşengeçliği aşarsam:(

1:17 AM

 
Blogger renkler said...

Bayanlar!

Üşengeçliğe son, hepimiz sevdiğimiz şeyleri yapalım. Dans, spor, resim... Yeter ki kendimize de zaman ayırabilelim.

Fatoşçum, Mömmo'yu kandır:-)

2:00 AM

 

Post a Comment

<< Home