öyle böyle...
Okullar başladı, dershaneler de... Koşturma ve stres de... Allah yardımcımız olsun demeye devam ediyorum... Oğluş bu sene tüm kırtasiye eşyalarını arkadaşları ile gidip kendi aldı. Aslında hesaplı bir alışveriş olmadı siz de tahmin edersiniz ama hoşuma gitti... Kendi seçimlerini kendi yapması ve alışveriş olayına alışması güzel. Sadece kırtasiye eşyası değil çantasına asmak için Fenerbahçe rozetleri filan da almış. Zaten not defterinden etiketine herşey Fenerli:)
Doğru dürüst bir çalışma programına başlamadık. Zira beyimiz hala tatil psikolojisinden çıkmış değil. Yağmur soğuk bi başlasa da evinde otursa. Dün biraz İngilizce fiil ve çekimlerini ezberledik... Yavaş yavaş başlıyoruz ne yapalım...
Onun dışında hayat öylesine gidiyor. Geçenlerde hafta içi bir gün eşimle Polatın yanındaki bir restorana gidip hem güzel ve keyifli bir yemek yedik hem de bilardo oynadık... Öneririm. çok güzel bir akşamdı... Cuma günü de işyerinden ayrılan bir arkadaşımızı uğurladık küçük bir işyeri partisiyle... Eşimin de o akşam işleri vardı, eve biraz geç gittik. İkimiz de yorulmuşuz, on buçukta uyuduk. Ama saat beşte eşim uyandı, ben de kalktım. TV açtık, Holmarkta tam o anda bir film başladı... Hadi onu izleyelim dedik... Rahatsız olduğum için oruç da değildim ama sahur gibi kalmış oldum... Sonra film bitince yattık, saat onbirde kalktık. hemen oğluşu dersdhaneye yolladım... Ne panikti...
Pazar ise durgundu... Evde dinlendim sayılır...
Haaa, bu arada eski eşim beni öldürtecekmiş... Bunu söyleyip duruyormuş orada burada... Ne saçmalık kaç yıl sonra? Aklı neredeymiş onca yıldır?
