Monday, October 30, 2006

Yaşamak için mi yemeli, yemek için mi yaşamalı?

Sizi bilmem ama ben yemek için yaşayanlardanım. Yaşamak için tek nedenim yemek değil tabi, hatta ilk sıralarda bile yer almaz ama yemek benim hayatımda çok önemli bir yer tutar... Gerçekten iştahlı bir insanımdır ve açlığımı bastırsam da sonrasında devam etmek isterim. Mesela annem yaşamak için yiyenlerden, oğlum ise yemek zorunda olduğu için yiyenlerden. Babam da o kadar az yerdi ki, bir de yemekte tek çeşit yerdi... O halde ben kime çektim ki bu kadar yemek zevkine varabilmişim? Bu durumda kendimi teyzem ve ailesine yakın görüyorum. Onlar yemeğe çok düşkündürler, kalabalık sofralarında çeşit çeşit yemekler olur her daim. Teyzemin muazzam güzellikte yemek yaptığınız daha önce anlatmıştım size. Su börekleri, dolmaları, köfteleri (sucukiçi diye bir köfte yapar, benim gibi eti çok sevmeyen birini bile baştan çıkartır) ve patlıcan ile yaptığı yemekler çok nefistir. Bir de spesiyalitesi olan gözlemesini bahsetmeden geçemeyeceğim. Mutlaka her gidişimizde iki kez yapılırdı gözleme... Aslında ben katmer diyorum ama o gözleme der... Sade yapılır ve peynir ile yenir. Sabah kahvaltısı için erkenden kalkan teyzem biz obur çocuklara sayısız gözleme yapardı. İkinci gözleme yapışını ise bizim dönüşümüze denk getirir ki yolluk da olabilsin:-)

Teyzemler ile ayrıldığım bir nokta sabah kahvaltıları olurdu. Onlar sucuk salam gibi şeylere bayılır ve her kahvaltıda ortaya koyarlardı. Üstelik sosis mesela, öyle haşlama olmaz, salçalı pişerdi, sucuk yağlı bir yiyecek olmasına rağmen ekstra yağda kızartılırdı. Ben bu tip yiyecekleri yiyemem hiç. Bu nedenle kızarmış ekmek, biraz da peynir aman efendim ne güzel yenir şeklinde bir kahvaltı ile yetinirdim. Zaten şimdinin tersine çocukken en sevmediğim öğün kahvaltı olurdu. Okula gitmeden önce annem zorla ağızıma bir iki lokma atardı. Hala da uyanır uyanmaz kahvaltı etmeyi çok sevmem.

Teyzem ve ailesinden aldığım bir başka alışkanlık ise acılı yiyeceklerdir. Hani o minicik acı biberler vardır ya, kavanozlarda satılan, onları teyzemler sayesinde keşfettim ve anneme aldırtmıştım.

Anneme dönelim: Cidden boğazsızdır. O da nefis yemekler yapar, hakkını yemiyelim. Ama yemekten ziyade bize yedirir. Gerçi artık bana da yedirmiyor ya! Eskiden ben çok zayıftım, o nedenle o dönemde sen zayıfsın ye, sen gençsin ye diyen annem şimdilerde az ye diye başımın etini yiyor. Ne kadar zayıflasam da annem için asla yeterli değildir. Burada bu konu ile ilgili bir anımı anlatayım: Bir ara bir iki kilo almıştım, ama zayıftım, anneme anne ben çok mu şişmanım diye sordum, bana verdiği cevap aynen şuydu: "Yok kızım çok çirkin değilsin" Ne alaka yaaaa! Ben güzeldim ki, en azından öyle sanıyordum, nereden çıktı şimdi bu? Herkesin annesi kızlarını öve öve bitiremez, bizimki beni yere batırır. Halbuki kendisi yolda giderken birini görür, bana sorar, ben o kadar kilolumuyum, ben o kadar yaşlı mıyım, o daha mı güzel diye. Ben insanlara umut ve mutluluk vermeye çalışırım o nedenle hani bariz bir fark yoksa onun lehine konuşup onu mutlu etmeye çalışırım. Neyse, birkaç yıldır sağlıklı yaşama adına hafif yemekler yapıyor. Eskiden sık sık yaptığı o kekler, poğaçalar, muhallebili kurabiyeler, mercimek köfteleri, elmalı paylar, çiğ börekler tarihe karıştı.

Oğluma dönelim: Anneannesine çekmiş. Kesin... Yemekten nefret ediyor diyebilirim. Azcık yer. Gerçi bu sıralar maşallah biraz daha iştahlı denilebilir. Dün kahvaltıya otururken "yine mi kavaltı edeceğiz" dedi mesela. Yok oğlum, haftaya ederiz artık dedim. Ama tabağında çeşit olsun, domatesle, turşu ile süslensin filan seviyor. Neyse ki sütü, ayranı, limon suyunu, portakal suyunu filan seviyor. Küçükken ne pırasalar, ne ıspanaklar yedirirdim, şimdi sevmiyor. En sevdiği yemek diye birşey yok. Yalnız ne yemek istersin diye sorunca mantı ve profiterol der. Yani annesinin çabucak hazırlayabileceği, pratik yiyecekler:-) Patates kızartması veya pasta sevmeyen bir çocuk var mı ondan başka? Yalnız büyük teyzegilleri gibi sucuk meraklısı, dün kıymalı böreğin yanına sucuk istedi! Öğğğ!

Eşim ise benim damak tadıma uygun yemekleri tercih ediyor ki bu çok güzel: Yani sebze ağırlıklı... Ama ben hamurişi de çok seviyorum ki o dikkatli davranıyor bu konuda.

Sadede geleyim, bu yemek zevkim nedeni ile, Ramazan ve bayramın da araya girip (o pideler, bal- kaymaklar, börekler, mantılar offf) yemek miktarının artışı da eklenince kilo almam kaçınılmaz oldu. Zaten kilo fazlam vardı. Geçen hafta fitness'a başladığımızda o korkunç an da yaklaşmıştı. Tartılacak ve dahası yağ oranını tespit edecektik. Kilom tahminimin çok ötesinde çıktı ki yıkıldım. Eşim de epey kilo almıştı. Sporcu hocalarımız bize acıklı bakışlar attıktan sonra programımızı vedi. Yazın çok spor yaptığımız ve bol tyürüyüşe, merdiven çıkmaya alışık olduğum için hareketlerde çok zorlandım diyemeyeceğim. Ama şu kilo işi canımı sıktı.

Veee, biliyorsunuz dün rejime başladım. Bayağı yürek sızlatıcı oldu, ama zorunluyum. Annemi dinleyip az yemenin zamanı geldi. Zayıflamak, yeni ciciler almak, aynada hoş görünmek istiyorum. Ayrıca sağlıklı olmak da önemli. Real age imin düşük olması için kilomu azaltmam lazım.

Dün ilk rejim günüm aslında çok zor geçmedi. Ama her mutfağa gidişimde gördüğüm bir paket madlen çukulata beni yıktı. Ama yemedim, dayandım. Durumları size yazacağım. Belki rejimim işe yarar. Diyet listem kendimce hazırlandı. Yağı çok azalttım, et zaten yemiyorum, sadece haftada bir gün köfte yerim. Öğlenleri ya bir salata, ya bir çorba, ya da evden getirdiğim sebze yemeklerinden yiyeceğim, tatlı hiç ama hiç yok. Akşam ise evde ne varsa, ama her zaman yediğimin üçte biri şeklinde yiyeceğim. Ekmek zaten çok yediğim birşey değil, çoğu zaman sofraya getirmeyi bile unuturum. Pide hariç tabi, ona bayılıyordum:-) Yani çok ağır bir diet yapmıyorum ve belli bir programa katılmayı reddediyorum. Daha önce yapmıştım ve işe yaramıştı, 14 kilo verip 36 bedene gelmiştim. Deprem sonrası ev kadını olacağım diye işten ayrılıp 12 kilo almıştım çünkü... Ama 3 ayda fazlasıyla verdim. Bol yürüyüş ve spor yaptım. Neyse eğer bu rejimim işe yararsa size yaptığım diet yemekleri ile beraber veririm, belki kilolu arkadaşlara faydası olur.

Çok uzattım yine değil mi? Altı üstü rejime başladım, deli gibi kilo aldım, iğrencim diyeceğim! Tarihçesinden başlamışım konuya.

Renkli diyetler diliyorum kendime, size de güzel bir gün...

20 Comments:

Blogger Banu said...

Bin tane başarısız diyet girişiminden sonra ben de dün sabah diyete başladım. Birçok konuda olduğu gibi bu konuda da belki bloglarımız işe yarar. Ne kadar kilo verdiğimizi (inşallah verirsek) yazalım mı, belki motivasyon olur.

11:42 PM

 
Blogger renkler said...

Evet Banucuğum, ben de bunu düşünüyorum. Ama biraz bekleyeceğim, işe yararsa mutlaka yediklerimin tarifleriyle beraber vereceğim. Yalnız şu anki kilomu zayıflamadan söylemem:-)
Bence kilo vereceğiz. Herşey beyinde biter, kesin karar verince oluyor. Motivasyonu bozmak yok:-)

11:49 PM

 
Blogger Ebru said...

Sevgili Renkler ben de yaz başında verdiğim kilolarımı yaz boyu ve ramazan bayramında bir güzel aldım. Şu an seninle aynı konumdayım. Dün itibari ile diyete başladım. Ama senin ki gibi çok sıkı değil. Benim tek sorunum spor yapmaya fırsat bulamıyorum. Yaz başında diyet yaparken her sabah erken kalkıp bir güzel egzersiz yapıyordum. Yapmazsam kendimi suçlu hissediyordum. Şu an o azmimi yakalayamıyorum nedense. Bir yakalayabilsem çok iyi olacak. Banu ve seni takip ederek belki daha iyi motive olurum. Çabucak zayıflayıp incecik olmamız dileğiyle. Sevgiler...

12:01 AM

 
Blogger renkler said...

İnşallah zayıflayacağız Ebrucuğum. Çünkü spor salonundaki ince kızları görünce sinir oluyorum. Ben de öyle ince idim, tekrar olmaya da çalışacağım. Spor yapmaya çalış. Bazı hareketler illa spor salonu gerektirmiyor. Bu hareketleri de yazarım, bacak ve miğde hareketleri ekstra önemli

12:08 AM

 
Blogger yaz said...

Bende ramazanda 2 kilo vermişim ki hayret ettim genelde kilo alırım. O yüzden hazır kilo vermişken devam etsem çok iyi olacak. En azından 4 kg daha versem istediğim kiloya gelirim ama maalesef abur cubur çok yiyorum çikolata ve tatlıya dayanamıyorum. İstek ve azim olduktan sonra herşey başarılır. Vazgeçmemek gerekiyor.

Birde oğlunun yinemi kahvaltı edicez demesine çok güldüm :) haklı çocuk hergün hergün kahvaltımı olur :) hey allahım çok tatlı yaa :)

12:11 AM

 
Blogger ceyda'nın tükkanı said...

Ben de yemek yemeği çok sevmeyen ama aburcubur yemeğe bayılan biri olarak 2 aydır kilo almaya başladım:(( Üstelik benim genel olarak öle çok kilo problemim olmazdı. Gecen akşam tartıya şıkınca ayyy bu tartı bozulmuş dedim ve kızım bana gülmeye başladı:))) Anne kilo almış olmayasın diye de dalga geçti:) Ne kilosu kızım aaaa diyip yerini değiştirdim tartının yok bana mısın demedi. Ben de dikkat etmeye karar verdim bu sabah itibariyla dilerim hepimiz yakında fıstık gibi oluruz:)))

12:18 AM

 
Blogger renkler said...

Yazcığım, Ben de geçen Ramazan beş kilo vermiştim. Bu sene kendimi kaybetmişçesine yedim. Abur cubur ve tatlı sevmeyen bir insanım ama Ramazanda bal- kayma- pide üçlüsü ve kuru üzüm, kayısı, hurma derken kilolar da geld. Neyse, vereceğiz inşallah...

12:25 AM

 
Blogger renkler said...

Sevgili Ceydacığım, ben yemek oburuyum, sen de abur cubur. Sonuçta ikisi de kilo yapıyor bu kesin. Fıstık gibi olacağız buna inanıyorum:-) 38 beden kıyafetlerimi özledim inan...

12:27 AM

 
Blogger cenebaz said...

Gün de başlamış diyete, sen de ha! Ne diyeyim allah kolaylık versin. Boğazlı insanın yemeğe hayır demesi çok zor.

12:50 AM

 
Blogger Mercan said...

Öncelikle geçmiş bayramın ve evlilik yıldönümün kutlu olsun canım:)
Zor bi döneme girdin desene. Rejim olayı filan. Ben yemekten keyif alan biriyimdir. Zevk için yerim, tatlıya da bayılırım. Allahtan doğuştan hızlı çalışan bi metabolizmam var ki, durumu kurtarıyoruz. Yoksa yediklerimle 100 kiloya ulaşmış olmam lazımdı:))
Bi ilk hamileliğimde tartıda ilk defa 56 rakkamını ve ikincisinde 65 i (doğumdan hemen önce)görmüstüm. Yoksa bütün hayatım boyunca 45-49 arası olmuşumdur. Şimdi 49 um. Ama benim de hedefim 45. bu iştahla zor gözüküyor ya:)
Sana bol iradeler diliyorum:))

1:07 AM

 
Blogger renkler said...

Çenebazcığım, sorma çok zor gerçektende... Açlık hissettiğimden değil, yemenin verdiği mutluluğu aradığımdan. Yoksa aç kalmaya dayanıklı biriyimdir.

Mercancığım, seni kıskandım şimdi. Aman maşallah diyeyim de kilona nazar değmesin. Üniversiteye başladığım sene 46 kiloydum. Şimdi ise senin o hamilelikte gördüğün 65 kilonun civarındayım. Geçen seneye kadar 56-58 arasında gider gelirdim (o kilo aldığım dönem dışında) Off offf... Bence 45 kilo olma, o kadar zayıflık da iyi değil, biraz balık etli olmanın zararı yok:-)

1:13 AM

 
Blogger karmançorman said...

uzun süredir okuyor olmama rağmen nedense birtürlü yorum yazamamıştım bugüne kısmetmiş :) bir de baktım benim konum tamam dedim atıyorum bi msj ;)
canım anladığım kadarı ile kilon pek fazla deil yani bi 5-6kilo filan wermek hedefin (yanlış anlamadıysam) zaten sen ne yapacağını gayet iyi planlamışsın gerisi uygulamaya kalmış we eminim sende bunu halledeceksin rahatça..yine de adettendir die başarılar diyorum ben...öpüyorum seni...sağlıklı mutlu günler dilyorum...

1:38 AM

 
Blogger renkler said...

Sevgili Karman Çorman (Sasha),

İyi ki mesaj attın ki senin bloğunu da görebildim. Kilo veriş hikayeni daha ayrıntılı okuyamadım ama çok iyi bir sonuç elde etmişsin, tebrik ediyorum. Darısı benim başıma. Doğrusu en az 10 kilo kadar vermem gerek ki geçen senelerdeki kiloma döneyim. Ama kısa vadede beş kiloyu hedefliyorum. Aslında ilk 3-5 kiloyu çok çabuk veriyorum ama sonra işi azıtınca geri alınıyor ve şu an fazlası ile geri almış durumdayım. Bir yıl önce bazı problemlerim nedeni ile kilom aldı başını gitti. Neyse, geldiği gibi giderler! (inşallah) Öpüyorum...

1:53 AM

 
Blogger Lighter-N said...

Merhaba!Bloğunu yeni keşfettim...Ben de bayramda kilo aldım, 2 ayda zor verdiğim 2 kiloyu 2 haftada hop diye almışım ama napiyim arada lazım böyle aralar, ben de dikkat etmeye başladım tekrar, ve düzenli spor yapıyorum yine....Başarılar

4:16 AM

 
Blogger fatos said...

Renklercim hadi bakalım sana rejiminde kolaylıklar diliyorum...Ben de yeniden başlıyorum inşallah maşallah....Bu bayram rejimimin tam ortasına ettim de afedersin:( Çok yedim çook:;(

4:17 AM

 
Blogger renkler said...

Sevgili Lighter-n,

Bloğuma hoşgeldin, ben de seni okuyorum. Umarım aldığın kiloları hızlıca verirsin:-)

Sevgili Fatoş,

Bu bayramın araya girmesi hepimizi şişmanlattı anladığım kadarı ile... Eeee bir annemin bir lafı vardır, kalabalıkla çok yenir diye. Biz de her gittiğimiz yerde yedik keyifle yedik tabi...

4:26 AM

 
Blogger bocuruk said...

Canım yaa benim de 10 kilo vermem lazım ve aslında bunu çoktan da yapmış olmam lazımdı. Neyse sen diyet listeni yayınlarsan ve de kolaysa ben de belki gaza gelirim :)Birsürü kıyafet saklıyorum kilo verince tekrar giyerim diye insan sırf onun için başarır değil mi ya ?
Sevgilerimle...

4:55 AM

 
Blogger renkler said...

Bocurukçuğum, ben de giyemediğim 36- 38 bedeblere yanıyorum. Hala da inatla saklıyorum. 36 bedeni ancak rüyamda görürüm de 38 belki olur:-)

Rejim listem yok ama gün gün yediklerimi yayınlayacağım, bu benim kendi kafama göre, okuduklarıma göre yaptığım birşey olacak. Aslında rejimin özü şu: herşeyi ye, ama eskisine nazaran üçte iki azalt, tatlıya son ver, hamurişi yeme... Veeeee, hareket et. Spor vücudu acayip topluyor.

5:09 AM

 
Blogger Age35 said...

Tabi ya renklercim,illa yazı mı bekleyeceğiz diet yapmak için kışın vereceğiz yaza kadar da muhafaza edeceğiz...=))

11:41 AM

 
Blogger renkler said...

Sevgili Age,

Bayram sonrası kadınların diete başladıkları dönemlerin başında geliyor sanırım:-)

10:46 PM

 

Post a Comment

<< Home