Friday, November 03, 2006

Güzel bir haftasonu bizleri bekler...

Dünkü can sıkkınlığım geçmedi. Bence hepimiz hala o olayın etkisindeyiz. Kimimiz çocuklarımıza sarılıp ağladık, kimimiz küfrettik... Acı çekmiş bir bebeğe üzülmek için anne olmak da gerekmiyor ama anne olunca insan daha çok rahatsız oluyor, çocuğunun geleceği için endişeleniyor. Oğlum birkaç günlükken haberlerde annesi tarafından işkence görmüş beş yaşında bir kız çocuğu göstermişlerdi. Çocuğun üzerinde sigara söndürülmüş, gözleri morarmış! Hemen minik bebeğimin yanına gittim, hüngür hüngür ağladım. O canım bebeğimi öpmeye, koklamaya kıyamazken, altını değiştirirken zarar vermemek için binbir takla atarken, onu herşeyden korumaya çalışırken bir anne müsveddesi nasıl böyle davranır diye... Annelik insana büyük bir hassasiyet de veriyor. Daha önce belki bana çok dokunmayacak olaylar karşısında ağlıyıveriyorum. Annelik bana duygusallık da kattı, herkesin çocuğunu sevmemi sağladı, sokaktaki çocuğun başını okşayabilme isteği verdi... Eminim hepinize olmuştur ve bekar, çocuğu olmayan arkadaşlarım, inan size de olacak. Anne müsvettelerinden bahsetmiyorum tabi...

Bugün cuma, sevdiğim gün... Dışarıda bardaktan boşanırcasına sulu karı da anımsatan bir yağmur yağıyor ve cidden soğuk, hani atkı kaşkol giyilebilimiş... Ben dışarı çıkınca en çok başım ve ellerim üşür, onun dışında çok üşümem...

Sabah bizi şirketin pazarlama toplantısı vardı. Benim de teknik bir sunumum oldu bölge sorumlusu arkadaşlarımıza... Sunum OK, ama dün genel müdürümüz sunum sonrası bir sınav yap deyince biraz dumur oldum tabi. Neyse dün oturup sınav sorusu hazırladım, bizim departmandakiler çok kazık olmuş dediler:-) Sunum bitince "arkadaşlar size genel müdürümüzün bir süprizi var, valla benle ilgisi yok" deyip soruları dağıttığımda yüzleri görecektiniz:-) Bundan sonrasında hepsi yaramaz birer çocuk gibilerdi, kendi aralarında fısırdaşarak konuşanlar, soru soranlar, hatta sunumumu açıp kopya almaya çalışanlar:-) Kimi birer cümle yazıp hemen verdi, kimi de uzuuuunnn uzuuunnn yazdı. Aslında herkez çocukken ne ise oydu. Eğlendik işte... Sınava kağıtlarını daha okumadım:-)

Biraz da düne döneyim (nedense sondan geriye gittim bugün) Dün spora gittik. İş çıkışı biraz zor oluyor ama yine de iyi geçti diyebilirim. Çalışırken bir kadın vardı, bayağı zayıf ve çok ağır çalışıyor... Bir ara bir yüzünü gördüm en az 45 yaşında. Ama vücut süper bir gram yağ yok. Bana bir harekette yardımcı oldu. Bir ona bir kendime baktım. ZAYIFLAMALIYIMMMM!!!!

Diet nasıl mı gidiyor? İlginç ama iyi gidiyor. İlk 2 günü sizle paylaşmıştım, şimdi diğer günler:

3. GÜN:

Kahvaltı aynı

Öle: Koca bir tabak yağsız atom salata üzerine bir küçük konserve ton balığı. Kusura bakmayın ama light değil, o saman gibi şeyi yiyemem. Yağını iyice süzdürdüm. Üzerine 15 adet kadar mısır tanesi attım. Sakın mısırı abartmayın çok kalorili, ama azı çok tat veriyor. Üzerine bol limon. Ekmek yok

Ara: 1 elma, 1 mandalina

Akşam: Çok az kıymalı taze fasulye. Anneciğim yapmıştı, harikaydı... Zaten az zeytinyağı koyar o yemeklere. Yanında 1,5 dilim kepekli ekmek (fırından aldık, harikaydı)

gece: Hımmmm... iki bardak kırmızı şarap. Oğlum uyuyunca romantizm yapalım dedik:-) Azıcık peynir eşiliğinde... Burada 200 kalori+ biraz da peynirden kalori aldım ama akşam meyvesi yemedim. Gerçi o sağlıklı ama bu da kan yapar dimi?

4. GÜN:

Kahvaltı aynı

Öğlen:

Önceki gün alınan kepek ekmeğinin bir Parçasının içi çıkartıldı, yağı alınmış ton balığı ve azıcık mısır atıldı. Bunu tavsiye ederim, çok tok tutuyor ve lezzetli.

Ara: 1 küçük kutu sade yoğurt, elma

Akşam spora gitmeden: Elma, mandalina

Spordan dönüşte 1 koca ve dolu mercimek çorbası ve 1 küçük dilim kepek ekmeği

Bugün de ton balıklı sandviç yedim. Akşam karbonhidrat günüm. Kepekli makarna, az zeytinyağında hazırlanmış domates sos. Tarifi:

Kişi başına 2 tatlı kaşığı zeytinyağı, domates rendesi, sarımsak rendesi karıştırılır, pişirilir. İçine 1 kesme şeker atın ki asitini alsın (gerçi dietteyiz ama o kadardan bişi olmaz) isterseniz atmayın. Karabiber, tuz, acı biber atın, almaya yakın ince doğranmış bol maydonoz atın. Makarnaya hiç yağ dökmeden sosu dökün. Hem nefis, hem hafif. Koca bir tabak dolusu yemeyin sakın:-)

Şimdi işim var, annem aradı, oğlanın ödevi için bir şehir tanıtımı mı ne yazılacakmış, resim çıktısı al internetten diye buyurdu. Emir büyük yerden!

SİZLER İÇİN HAFTASONU ÖDEVİ: (Bu hocalık işine çok alıştım galiba:-))

Lütfen eşinize ve kedinize bir süpriz yapın bu haftasonu, değişik bir şey programlayın, ne bileyim minicik birşey alın, değişik bir yere götürün, onu ve kendinizi şımartın. Pazartesi herkesten ne yaptığını duymak istiyorum. Monotonluğa engel olmak için neler yapabiliyormuşuz bir görelim ve kopya çekelim birbirimizden:-)

Renkli ve süprizli haftasonları:-)

22 Comments:

Blogger yagmur damlasi said...

Sevgili Renkleranne olunca insan hem annesini daha iyi anlıyor,hemde dünyadaki bütün çocukları sahipleniyor sanki. Sende aynı duyguları yaşamışsın.(O insanların da Allah belasını versin )
Ben bugün rejimine yardımcı olmak için geldim.
Benim bitkilerdeki şifalar diye ayırdığım -hiç reyting almayan sayfamda-zayıflamaya gerçekten yardımcı bir reçete var. O sayfayı yakında kapayacağım, çünkü oraya yazdığımdan beri,kendi canım çekmiyor.(ben yazınca derdimi unuturum, onuda unuttum kısaca)Not alırsan işine yarayabilir bana dua edersin
Aman ne olur beni sınavdan azad et. Benim bu hafta sonunu sıcacık evde geçirmekten başka dileğim yok. Ama bak oğlum yok evde haftasonu,başbaşayız,bu yeteri kadar sürpriz aslında. :))

5:51 AM

 
Blogger renkler said...

Yağmur damlacığım,

Sağol, notlarımı alacağım. Umarım işe yarar...

Seni sınavdan azad etmiyorum çünkü hazır evde oğlun yokken evde güzel birşeyler planla bakayım! Sıcacık evinde de yapacak değişik şeyler var. Ben de evde birşeyler düşünüyorum zaten:-) En azından romantik değişik bir sofra filan... Öptüm canım...

6:00 AM

 
Anonymous Anonymous said...

Sevgili Renkler;
Bebeğimize yapılan akıl almaz,insanlık dışı vahşi olayı ben de esefle ve şiddetle kınıyorum...
Yapanları Önce Alah'a sonrada yüce Türk adaletine havale ediyorum...
Hakikaten olayı bu gün öğrendim ve dehşete düştüm şoktayım;((
Canım çok doluyum bu konuda huzurlu bir hafta sonu diliyorum sevdiklerinle...

7:22 AM

 
Blogger renkler said...

Sevgili Evperisi, ben de sana huzurlu, güzel bir haftasonu diliyorum. Dışarıda bu kadar kötü olay varken nasıl huzurlu olunabilecekse tabi...

7:31 AM

 
Blogger Mercan said...

Benim de sinirim hala geçmedi. Bi de bu sabah gazetede okuyunca, aklıma diğer kullanılan çocuklar geldi ve iyice moralim bozuldu.
Demek istikrarlı bi şekilde rejime devam:)Kplay gelsin.
Yarın Semih'in doğumgünü. Bişeyler planladım. Eğer iki çocuğu bırakabilirsek bakacağız. Anlatırım bilare hocam. Saygılar:))

8:01 AM

 
Blogger renkler said...

Mercancığım, merakla bekliyorum ödevini:-) Harika bir haftasonu diliyorum sana...

Valla demin bir arkadaşımın doğüumgünü kutlaması vardı, pastadan bir lokma bile yemedim. Kendimle gurur duyuyorum:-)

8:04 AM

 
Blogger damak tadı said...

Tatlım, şimdi sana evden yazıyorum..Yazdıklarını bile tam okuyamadım şimdi sakin sakin okuyup içime sindirdim.Küçük çocuğun hali içler acısı nedense heryıl buna benze görüntülerle ekranlar süsleniyor.Çok acı bir olay ne sorumsuz ve gaddar anne sıfatını bile kullanamayacağım vahşiler var.Parmak kadar çocuğun başına gelenlere nasıl yandım nasıl içim cızladı anlatamam.Günlerce bu tür olayların etkisinden kurtulamıyorum ben.Gelelim soru işine sanırım sen bu işe çabuk alıştın.))Yan iş olarak öğretmenliği düşünür mnüsün?..)))İnan çok şekersin çok güldüm,tatlı şey seni.))Ödevin çok güzel de bekar olanlar acaba kimleri çıkaracak.Şimdi soru sorma sırası bende düşün bul yanıtını yaz buraya pazartesi günü gelip bakacağım.Tatlım sen bu azimle gidersen yanında spor olunca çabucak verirsin kilolarını.Ben ne yapacağım bu konuda bilemiyorum.Bu bloğ işi de çıkınca acaip kilo aldım.Sorunlarım çok fazla şimdilik.Tekrar güzel bir hafta sonu diliyorum.Umarım verdiğin ödevi başarılı olarak yerine getirirsin sende canım.Şimdiden mutluluklar diliyorum.Daima mutlu kalın sen ve diğer arkadaşlar.

1:05 PM

 
Blogger Asortik Krep said...

Bence senin rejim pek rejim gibi gitmiyor söylemedi deme sakın :)
Şarap haftada sadece 1 kadeh olabilir demişti benim diyetisyenim..bir de 2 gün üst üste ton balığı olmamış :))Ne zaman tartılacaksın..Hayır kıskançlığımdan değil eğer böyle kilo verebilirsen bende deneyeceğim :)

1:30 PM

 
Blogger KUGUU said...

yazdiklarim kayboldu sayfa acilamiyor dedi ve gitti:))
Ben de herkesin haftasonu maceralarini okumak icn sabirsizlaniyorum:))

1:33 PM

 
Blogger nimetpamuk said...

bozuk nesil insanların yok edilmesi gerekir. infazı ceza yollu değil direk idam olmalı. yada dış devletlerden saklanılarak devletçe öldürülmeliler.

nimet

3:16 PM

 
Blogger Nilay said...

Renkler merhaba, Dobiskonun blogundaki yorumunu gordum pilavla ilgili. Benim blogumu okursan benim hergun pilav yiyerek zayifladigimi gorursun. Makarna da pilav da ayni. Ayni miktarda yag kullanirsan sayet :) Bir servis kasigi pilav, bir dilim ekmege denk geliyor.

10:24 PM

 
Blogger böğürtlengözün annesi said...

17 aylık savunmasız küçücük bir bedenin ,ruhun bunca çirkinliği yaşaması çok içler yakan bir olay. Bunca yaşadığı şeye rağmen , benim ağzıma gelen tüm küfür ve kötü sözleri söylediğim insan kılığındaki canavara, o meleğin "Anne" diye seslenişini duymak akşam benim dahada içimi yaktı.Umarım o melek bundan sonraki uzun hayatında öyle güzelliklerle karşılaşır ki tüm olumsuzlukları çabucak hayatından silebilir.
Bu arada hafta sonu romantikliği için senden yardım alarak kırmızı şarap fikrini uygulayabilirim.Gerçi kocanın kafa bu aralar öyyle yoğunki bize pek kırmızı şarap falan sökmez ama dur bakalım.

1:49 AM

 
Blogger vintage biscuit said...

diet listesii eyvahhh:)))))

6:43 AM

 
Blogger renkler said...

Sevgili Damak Tadı,

Senin gibi becerikli bir yemek bloggerı olsam 100 kilo olurum herhalde:-) Günlük şeklinde yazmanın yararı yemek yapıp yemek zorunda olmamak sanırım:-) Kilona dikkat et canım çünkü alınca vermesi çok zor. Öptüm canım...

10:40 PM

 
Blogger renkler said...

Sevgili Asortik,

Pek kıskanç gördüm seni canım:-)


Valla bir kadehten fazlası olmayacağını biliyorum ama çok hoşuma gitti, bir kadehçik daha içiverdim. Öyle hergün içmiyorum ya, haftada iki kadeh olur sanırım:-) Bi daha iki gün üstüste ton balığı yemem OK...

10:42 PM

 
Blogger renkler said...

Sevgili Kuğu, Öyle sadece okumaklla olmaz, yazmak da lazım dimi? Dinleyelim maceralarını bakiim?

10:43 PM

 
Blogger renkler said...

Sevgili Nimet, Aynen sana katılıyorum. Hatta idam sadece bu suç için veriklebilir...

10:44 PM

 
Blogger renkler said...

Sevgili Nilay, bilgi için teşekkür ederim. Ben pilava cidden bayılırım ve ondan uzak kalmak benim için ciddi bir durum:-)

10:44 PM

 
Blogger renkler said...

Sevgilli Böğürtlen gözün annesi.

Ayda bir gün şarap gecesi uygulayabilirsin. Birkaç öneri: Baget ekmek al, bulabilirsen zeytinli kepek ekmeği (pasta ekmek diyorlar, mesela Divan'da var), küçük, yuvarlak sandviç ekmeği, bunları şık bir ekmek sepetine dilimle. Zeytinyağını şık küçük bir tabağa dök, ortasına zeytin ezmesinden b,ir kaşık koy, yanlarına kırmızı biber ve kekik dök ve mutlaka peynir tabağı yap. Ne varsa, sorun değil. Ama bence hellim peyniri çok iyi olur. Bahçıvanın Hellimi iyi, onu küp küp doğra, biraz suda beklet çünkü tuzlu oluyor. Sonra teflonda yağsız pişir. Tabağa diz, ucu süslü kürdanlar sapla... Ben şarap gecelerine bir de zeytinyağlı dolma alıyorum veya yapıyorum, çok yakışıyor. İyi midye dolma bulursan o da olur. Mumlar, şık bir sofra, mutlaka çiçek (taze çiçek bulamazsam benim yapma çiçeklerimi kullanıyorum) Başka fikirlerin olursa bana da söyle:-)

10:50 PM

 
Blogger renkler said...

Vintage Biscuit, sen neden korkuyorsun ki canım:-)

10:50 PM

 
Blogger Ebru said...

Sevgili Renkler anne olunca kendi annemi daha iyi anladım. Ayrıca aşırı duygusal olduğumu farkettim. Özellikle içinde çocuk olan kötü bir olayla karşılaştığım ya da duyduğum zaman gözyaşlarıma hakim olamıyorum. Topluluk içindeysem gözyaşlarımı saklayacağım diye şekilden şekile giriyorum. Evdeysem zaten fena. Geçen gün haberlerde darülacizedeki bebekleri gösterdiler. Halkı evlat edinmeye teşvik etmeye çalışan bir haber. Nasıl ağladım anlatamam. Oğullarımdan biride beni öyle görünce üzüldü tabi ki. Neyse anne olunca kimyamızın değiştiği doğru. Eskiden daha soğukkanlı karşıladığımız şeylere karşı aynı şekilde tepki veremiyoruz. Anne adaylarına duyurulur. Bu arada benim diet hafta sonu suikaste kurban gitti. Tekrar başlıyorum :( sevgiler...

4:13 AM

 
Blogger akçahan said...

Renkler Merhaba;

Benim bu hafta ki programım olmadı. Tüyap, tüyap diyorum hala. İnşallah haftaya güzel bir programımız olur, sevgilerle.

5:55 AM

 

Post a Comment

<< Home