Tuesday, November 14, 2006

Sadece bir yarışma mı?

Eşimle sabah sabah işe gelirken bloğum hakkında konuştuk. Bu sıralar işi o kadar yoğun ki bloğumu okumuyordu uzun süredir. Dün yine yoğun bir koşturmanın arasında bilgisayar karşısında evden getirdiği zeytinyağlı pırasayı (o da hafiften rejimde de...) yemeye çalışırken bloğumu açıp okumuş. Diyor ki herşeyi yazmışsın... Evet dedim, yaşadıklarımı, olaylar karşısındaki fikirlerimi ve anılarımı yazıyorum. Başka ne yazılabilir ki, başka neyim var ki?

İlk başta blog yazmama karşı olan eşim, bloğumu okudukça, sizleri tanıdıkça bu işe biraz daha ısınmaya mı başlıyor nedir? Artık bloğumla ilgili daha ılımlı. Kötü birşey olmadığını, burada çıkar ilişkisi olmadan bir arkadaşlık ortamı, dostça bir küçücük dünya oluştuğunu O da gördü sanırım. Bloğumla ilgili yorumlar yapıyor, hatta önerilerde bulunuyor.

Eşim, oğlumla ve bazen annemin de katılımıyla oluşan masa başı sohbetlerini çok sever ve önemseriz. Bu konuşmaların konuları, konuşmaların gelişmesi bazen blog konumu da oluşturur... Geçen yazdığım 80 öncesi olaylar ile ilgili konuda olduğu gibi...

Gördüğünüz gibi bu post da bu sabahki araba sohbetine dayandı işte... Bana dedi ki hani pazartesi Survivor ile ilgili yazacaktın? Cumartesi günü Survivor'u izlerken çok sinirlenmiş, başımıza gelenleri ibretle izlemiş ve bir daha bu yarışmayı izlememe kararı almıştım (oğlumun itirazına rağmen) Çünkü verilen yanlış kararlar, kişisel çatışmalar, insanların çıkar için neler yapacağı, hainlikler beni oldukça sinirlendirmişti. Aslında o ada ve içindeki bir avuç insan minyatür bir dünya oluşturmuş durumda... Sizce de öyle değil mi? Şirketlerinizde yaşananlardan, ülkeler arası ilişkilerden, hatta aile içi kavgalardan ne farkı var olanların? Küçük bir özet sadece...

Güçlü olan bir yarışmacının çıkartılması bence yanlıştı. Belki bir kişi kazanacak, gruplar değil ama ne olursa olsun bu bir Türk olmalı, gruptakiler bunu düşünmelilerdi. Yunan takımı bizdeki zafiyeti çok iyi kullandı, ben de olsam aynı kararı verirdim, onları tebrik ediyor, bizim takımı esefle kınıyorum! Bizi tarih boyunca zaten hep kendi içimizde çökertmeyi başarmıştır dış güçler:-)

Grubumuz içerisinde aklı başında ve iki gruba da ait olmayan biri herkesi toplayıp siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz, kendinize gelin demeliydi ve grubu toparlamalıydı bu güçte biri olmalıydı... Bu kişi çok sağlam bir psikolojiye ve güce sahip olan bir kişi olabilirdi ancak.

Neyse bu sadece bir yarışma denilebilir, ama bu aslında gerçek hayatın da bir göstergesi. Neymiş? Kimseye güvenmeyin! Neymiş, Türk milleti birlik olursa herşeyi yapar, ama kendi içerisinde zafiyet olması tehlikeli...

Neyse cumartesi izlemem artık diyordum ama sanırım izleyip takımımız birbirine daha çok mu girecek, yoksa bir silkinip güçlenecek, bir olacaklar mı göreceğim.


Küçük minyatür hayata devam şimdi: Şirket içi dalaverelerine:-)

Renkli didişmeler:-)

11 Comments:

Anonymous Anonymous said...

Benim esimde arasira bakar bloguma, hatta önemli birsey yazdigim zaman veya resim koydugum zaman, sen benim bloguma baktinmi bugün diye sorarim. Allahtan esim hic karsi cikmadi, oh ne güzel, kendine bir eglence buldun diye söyleyip duruyordu, bende bak canim, eger ben böyle devam edersem, seneler sonra arsivlere bakar ve okuruz dedim, veya oglumuz okur, ne güzel bir düsünce diymi?

Yarisma icin yorum yapamicam cünkü ben o yarismayi izlemiyorum, cünkü show´tv yok bizde, ama zannedersem önceden kanald de de vardi diymi? O zamanda izlememistim.

12:44 AM

 
Blogger Ebru said...

Benim eşimde blog yapmaya karar verdiğim andan itibaren bana hiç karşı çıkmadı aksine iyi olur çocuklara bir anı olur dedi. Yazdığım her postu okuyor ve eve gelince yorum yapıyor. Ayrıca iyi ki senin eşinde karşı çıkmamış sevgili Renkler yazılarını büyük bir zevkle okuyorum. Burada güzel dostlukların da geliştiği inancındayım. Daha çok uzun süre yazman dileğiyle sevgiler...

12:53 AM

 
Blogger renkler said...

Sevilaycığım, aslında eşim de karşı çıkmamıştı, sadece bu blog olayına çok yabancıydı bir de biliyorsunuz internet aslında tehlikeli bir ortam, biri musallat olur diye korkmuştur. Ama olayı anladıkça sanırım rahatlıyor. Sonuçta adım da dahil kendimle ilgili hiçbir bilgiyi vermiyorum...

1:51 AM

 
Blogger renkler said...

Ebrucuğum, sağol, bugün Ona da dediğim gibi yazmak bana iyi geliyor, bırakmaya niyetim yok. Eşim birzcık kıskançtır da işte o nedenle titizleniyor...

1:52 AM

 
Blogger KUGUU said...

Madem okuyormus bizi de tanimaya basliyormus, Sevgili RENKLERcgimin ESINE buradan selam o halde:)

2:03 AM

 
Blogger renkler said...

Kuğucuğum, Aleküm selam diyor:-)

3:23 AM

 
Blogger Mercan said...

RENKLER'cim, dünkü postunu ancak bugün okuyabildim. Ben de şaşırıyorum bloglara saldıranlara.
Herhalde kıskanç, nefret dolu, yalnız kişiler bunlar. Burası sanal bi dünya, sanal bi dostluk var. Herkes bi yere kadar tanıyor karşısındakini. Saldırmanın alemi ne anlayamıyorum. Ve de beğenmediği blogda niye takılıp kalıyor bu insanlar. Başıma gelmedi, ama gelirse, gülüp geçerim herhalde. Sanal bi hiç için bozmam moralimi.

Benim eşim de herşeyi yazmama karşı çıkıyor bazen. Çünkü arkadaşlarımız, akrabalarımız okuyor bazen. O da herşeyi anlatma diye söyler, çok istememe rağmen, resim koydurtmaz.

Ama o da sizleri okudukça benimsedi. Hatta bazen konuşurken, bak bu konuyu yazabilirsin, bakalım senin kızlar ne diyecek der:))

6:22 AM

 
Blogger renkler said...

Mercancığım, benim eşim de bazen yaptığım yemekler için, bunun da resmini çeksene diyor, bazen güzel yamekleri çekiyordum yemek bloğum olmadığı için ama şu makina ile bilgisayar arasındaki aparatın adı ne ise kayboldu ve biz tembeller arayamıyoruz almak için...

Resmimi yayınlamayı ben de isterdim ama kıyamet kopardı herhalde:-)

6:25 AM

 
Anonymous Anonymous said...

Benim esim, annem, kiz kardesim de okuyor bloguma, hos birsey blog yazmak tanimadigin insanlarin tecrubelerini seninle paylasmasi, ve okuyunca aslinda hayatlar nasil da birbirlerine benziyormus demek.

12:15 PM

 
Blogger renkler said...

Yağmurcuğum, bence de benzer veya değil, çeşitli hayatları okumak ve paylaşmak güzel...

12:54 AM

 
Blogger Gün said...

Aaaa bak ben de hemen hemen aynı şeyleri yazmışım okudun mu?

2:48 PM

 

Post a Comment

<< Home