Tuesday, January 23, 2007

Alamanlar, Türkler

6 yıldır bir Alman şirketinde çalışıyorum, dolayısı ile 6 yıldır Alamanlar ile beraber çalışıyorum ve Almanya'da yaşamamama rağmen onları iyi tanıdığımı düşünüyorum. Yılda 2-3 kez de oraya giderek onları iyice gözlüyorum. Hatta Wish ile sadece gözlemekle kalmıyoruz artık tüm hareketlerini yorumlamaya ve cidden onları anlamaya çalışıyoruz. Ama mantaliteler tamamen ters, farklı hatta alakasız.Gerçi bence Almanlar eskiye nazaran biraz bizlere benzemeye, katılıklarını azıcık kırmaya başlamışlar. Biraz düşündüm, farklarımız neler, bizim onlara karşı artı ve eksilerimiz neler. Almanya'da yaşayan arkadaşlar eklentiler yapacaklardır mutlaka. Bunlar sadece gözlemlerim:

1) Kesinlikle biz daha pratik zekalıyız. Problem çözme yeteneğimiz kesinlikle daha fazla. Onlar düz giden ve iyi bildikleri konularda cidden çok iyiler ve çok iyi iş çıkartıyorlar ama biz mesela bu ofiste her konuda, herşey biliyoruz veya yeni öğrenip apayrı bir iş yapacaksak da bunu çözüyoruz. Problmeler karşısında çözüm üretebiliyoruz.

2) Kesinlikle çok kaliteli mal üretiyorlar. En ufak bir promasyonumuz bile özenliydi fuarda. Kesinlikle form follows function, fakat bizde function follows form. Ne yazık ki bizde eksik olan kaliteye verilen önem ve özen. Tabi çok kaliteli markalarımız var fakat ne bileyim birçok şey de o kadar kalitesiz ki! Hem de şaşırtıcı markalar!

3) Adamlar AR-GE yani araştırma- geliştirmeye önem veriyor, bizde ise taklit var ve iyi de taklit edemiyoruz bence. Yoksa formu, estetiği iyi olmuş ama eğreti bir işlevselliği varsa ne işe yarar?

4) Arkadaşlıktan bihaberler. Kaç yıldır beraber çalıştıkları adamları tanımıyorlar. Tanısalar bile birbirlerine gitmiyorlar, en fazla bahçede mangal yapmaya gidiliyor. Bizim orada çalışan ne kadar çok insan tanıdığımıza şaşıyorlar nedense. Ne yapalım, iletişimde olduğumuz insanlara mööö gibi mi davranalım, konuşacağız elbet.

5) Aslında kendi içlerinde çok yalnızlar ve bundan hoşnut değiller. Hatta bence konuşmaya hasretler. Bindiğimiz taksilerde eğer biz konuşursak adamları susturmak mümkün olmuyor. Ya da birisi ile konuşursak kurtulmak zor olabiliyor. Benim gibi birini bile sıkabiliyorlar konuşma ile. Bizi ise söylememe gerek yok. Gerçi bu konuda artık biz de Almanlaşıyoruz. Yani komşularını tanımayan tipler olmadık mı?

6) Donuklar, biz ise capcanlıyız.

7) Saygılılar, birbirlerine, çocuklara saygılılar. Herkes birbirine günaydın diyor filan. Biz ise neredeyse karşılaştığımızı döveceğiz.

8) Trafik düzgün, rahat, sinirsiz. Kamyon şöförleri eli ile de buyrun diyerek ve gülümseyerek yol veriyor. Tanrım biz ne zaman böyle olacağız? Ben de saygılı ve sakin insanlar grubu istiyorum.

Bu arada asla yıllar önce Almanya'da diri diri yakılan aileyi unutmayalım. Irkçılık her şekli ile kötü! Allah bir daha öyle bir felaket göstermesin. O insanlar sadece Türk oldukları için öldürüldüler. Aslında o zaman keşke daha büyük bir tepki gösterseydik. Tıpkı şu an ırkçılığa gösterdiğimiz ortak tepki gibi... Kimse farklı olduğu için öldürülmesin, küçümsenmesin...

O kadar uzar gider ki bu... Aklınıza gelen olursa ilave edin.

Öptüm sizi...

23 Comments:

Blogger bocuruk said...

Ne kadar doğru teşhis. "Biz neredeyse her karşılaştığımızı döveceğiz". Niye böyleyiz? Herkes bencil, hoşgörüsüz. Yumuşak insanca davranışlar içinde olanlara enayi yada saf gözüyle bakıldığı bir toplum olduk. Neden? Bizde iyi olan dediğin gibi arkadaşlıklar ve iletişim. Konuşa konuşa terapi yapıyoruz biz. Ama dediğin gibi bu konuda da günden güne geriliyoruz. Görüşmek üzere :)

12:41 AM

 
Anonymous Anonymous said...

Sabah 6.30 da kalkan biri olarak hala yazıyorum. Oğlan sabah evdeydi yine.:(
Ya pek bir ayrıntılı anlatıyorum galiba maddeleri,ben kısadan anlatmayı beceremiyorum.Komik oluyor ama.Beklerken sıkıldın mı?
hiç alman tanımıyorum galiba,bilemiyeceğim :))

2:14 AM

 
Anonymous Anonymous said...

yazdım nihayet.:))

3:18 AM

 
Anonymous Anonymous said...

Renklercim bizimkiler de uzun süre Almanya'a yaşadılar ben de birkaç kez gitti ama çocukken. Onlar hakkında en iyi bildiğim şey en kötü yemeği bile bedavaysa bayılarak yemeleri. Belki de yemekleri kötü olduğu içindir.

3:56 AM

 
Blogger Gamzeli said...

Belkide düzelmelerinin nedeni, türkleri çalıştırdıkları içindir...

4:18 AM

 
Anonymous Anonymous said...

bende çok severim karşılaştırmalar yapmayı kültürler arasında.
bu arada salıncakta iki kişiyi sormuşsun.blogunu izin verdiği kişiler açıyor. o senin mail adresine bi mail atacak sende kabul edeceksin ancak öyle açılıyor.ben onun comment bölümüne yazarım senin adına.

4:25 AM

 
Blogger renkler said...

Bocurukçuğum, iyi yönleri yitirmeden kötü yönlerimizi düzeltebilsek... Konuşabilmek, bir beş dakika komşuya geçip derdini anlatabilmek yada mutluluğunu paylaşmak ne büyük nimet! Öptüm...

4:29 AM

 
Blogger renkler said...

Yağmur Damlacıkım, yazını okudum, seni daha yakından tanıdım. Bu arada orada sormayı unuttum. Muharrem ayında ne gün oruç tutuluyor, yani miladi olarak bizim takvimle ne güne denk geliyor? Ben geçti biliyorum ama...

Alman tanımamana gelince inan çok şey kaçırmadın...

4:30 AM

 
Blogger renkler said...

Kelebekçiğim hele bedava bira varsa daha mutlu oluyorlar:-) Mesela bir organizasyonda bir içecek bedavaydı, Almanların tümü battal boy bardak ile sipariş etmişler. Biz de saf saf küçük bardaklarda içtik, gerisi için para ödedik. Ne bileyim öyle görmemişler gibi büyük boy da istemedim hani... Yemeklerine gelince kesinlikle İngilizlerden kat kat iyiler. En azından harika patatesleri, patates gratenleri, kremalı brokolileri ve sevmesem ve yemesem de çeşitli sosisleri var. Ama bunun dışında fiyasko tabi:-) Yine de Almanya'da aç kalmıyorum, iyi yerler aramalı tabi...

4:34 AM

 
Blogger renkler said...

Gamzeliciğim, cidden Türkler ile karışmaları biraz ılıklaştırmış adamları...

4:34 AM

 
Anonymous Anonymous said...

frasizlarda soguktur daha dogrusu parisliler diger bolgelerde boyle degil gunes buraya fazla ugramiyor belki ondandir, kaliteli mal yaptiklari dogru adamlar duzenli calisiyorlar Turkiye'den mal aliyoruz en ufak bir detayi saatlerce anlatmamiz gerekiyor avrupa da bu yok onlar icin dogaldir soylemenize gerek yok ama yine de ulkem yine de ulkem

4:35 AM

 
Blogger renkler said...

Sevgili Ayşe, bir dergide, sanırım bir kadın dergisinde tüm ülkelerin erkekleri esprili bir dilde anlatmışlardı, yazı dizisi şeklindeydi. Çok hoşuma gitmişti. Çünkü yapılan tüm betimlemeler tutuyordu.

Salıncakta iki kişiye hatırlatırsan çok sevinirim, teşekkür ederim:-)

4:36 AM

 
Blogger renkler said...

Yağmurcuğum, Fransızları pek tanımam ama çok yakın geldiklerini söyleyemem. Soğuk olmaları ilginç... Ama şık oldukları ve zevkli oldukları kesin değil mi:-) Gerçi yemeklerini ben pek sevmem, öyle sos kavramı bana uzaktır, doğal lezzeti tercih ederim...

4:39 AM

 
Anonymous Anonymous said...

29 ocak pazartesi Muharrem'in 10 oluyor.
pazar ve pazartesi tutabilirsen 9 ve 10 da tutmuş olursun inş.
söylemeyiunuttum.Türkler hakkında bütün söylediklerine katılıyorum bende.

5:11 AM

 
Blogger yaz said...

Canım Almanlarla olan diyaloğum, sadece tatilde açık büfeye saldırmalarını, havuza 10 mt. ilerden koşarak cumburlop atlamaları, ve havuzda çoluk çocuk ailece güreşerek eğlenmelerini izlemekten ibaret :)ama bir keresinde Kapadokya tatilinde havanın soğuk olmasından dolayı otelin şömine başında toplaşmışken, bir alman çiftle uzun uzun sohbet etme fırsatımız olmuştu. Onların yaşam tarzlarından ve bizimkilerden bahsetmiştik. Sürekli Türkleri çok sevdiklerini ama hiç medeni yaşamadığımızı söyleyip durmuşlardı da bizde aşkımla ağızlarının payını vermiştik :)

5:25 AM

 
Blogger renkler said...

Yağmur Damlacığım sağol...

Yazcığım, o çift kendine baksın. Yalnız şöyle haklı oldukları bir konu var. Bazı Türkler hakkaten hiç bir değişim göstermemiş olabiliyorlar. Sonuç olarak Almanlar da bazı olaylara şok oluyor. Ama bunu genele yormaları ve ön yargılı olmaları yanlış. Yani beni görünce nasıl Türk olabilirsiniz demenin anlamı yok! Özellikle Güneyde Türkler görüntü ve saygılı yaşam açısından kesinlikle onların bile önünde.

5:38 AM

 
Anonymous Anonymous said...

This comment has been removed by a blog administrator.

7:23 AM

 
Anonymous Anonymous said...

This comment has been removed by a blog administrator.

7:24 AM

 
Blogger kurunane said...

birkaç sene önce turistik bir tatil kasabasında restaurant'ımız vardı. alman müşterimiz de çok fazlaydı.

bedava olan şeye şaşırıp çok seviniyorlar. mesela ızgara istiyorlar diyelim ayranları onlara ikram ediyorduk. çok mutlu olup, yemek için tekrar bizi tercih ediyorlardı. ama tatili bitipte dönerken bana hediye alanlarda olmuştur. onlarda beni çok şaşırtmışlardır.

10:41 PM

 
Blogger renkler said...

Salıncakta iki kişi, Banu, beta bloggera geçmeye korkuyorum valla. Ama deneyeceğim. Sana mail atacağım. Sağol...

10:48 PM

 
Blogger renkler said...

Kurunaneciğim, Bir Alman arkadaşın eşi için hediye baktık, Ankarada tanınmış bir alışveriş merkezi idi ama adını unuttum, Hiltonun yakınlarında... Neyse Gümüş bir kolye ve nazar boncuklu (hikayesinden etkilendi) bir bileklik aldık, onun için iyi bir pazarlık yaptığım gibi küçük bir de kolye ucu hediye ettirdim. O kadar şaşırmıştı ki! O da bana kahve ısmarladı ki bilirsin yapmazlar, hele ellerini ceplerine attırmadığımız Türkiye'de. Bir gün de Almanyada iki kişilik bir eğitim almıştık. Alman hoca arada bir muzu karşımızda yedi, ertesi gün arkadaşım 3 elma ile gelip Ona da bana da verdi. Adam çok şaşırdı. Eğitim biterken ona kalem armağan etti, tabi bana yoktu:-)

10:52 PM

 
Anonymous Anonymous said...

Ben yine gec kaldim yorum yazmakta, sana yetisemiyorum rengcigim.

Inan bütün yazdiklarin dogrudur kardesim, belkide en cok sevdigim almanyanin trafigidir. Burda sikiysa türkiyedeki gibi araba kullansinlar, dünyanin cezasini öder birde ehliyeti elinden alilar. Cok siki kontroller var.

Iyi kalite ürettikleri de dogrudur, almanyanin mali ünlüdür.

Ama gelelim su yemek isine, bir kac arkadas yazmis yorumlarinda. Tam benim demek istedigim sey ist, bunlar kadar ac göz insan yoktur. Nerde bir bedava veya ucuz birsey görsünler siplarlar. Bir örnek, burada marketler var, ALDI, türkiyede BIM oluyor galiba, bu ALDI´ye sene de bir kere bilgisayarlar getiriyorlar, cok iyi bir durumda ve fiyatida uygun, tabiki gelecegi gün, millet kapinin önünde bekler saatlerce, bunlar hem alman hem türk, ama en cok da alman oluyor. Dükkan acildiginda saldiriyorlar ürünlere. Ama sonradan da, haberlerde gösteriyorlar, ALDI bilgisayar getirdi ve türkler vücüm yapti diye söylüyorlar, iste o zaman cildiriyorum, kendi milletini göstermiyorlar, onlarin ihtiyaci yok ya, onlar cok zengin ya.... Ya buna benzer cok sey var. Ama sunuda söylemek istiyorum, iyi yanlarida var tabiki, mesela bir kagit isini yapman gerek, türkiyede belediye isi olsun veya konsolosluk isi, 40 saat bekliyorsun, burda hepsi sip sap oluyor.

Dr. ve hastanede süperdir, burda ikinci insan sinifi gibi hareket yapmiyorlar.

Ama hersey degisiyor artik, heleki bu yeni nesil, kimse kendini ezdirmiyor artik. Ve buda cok iyi.

AMA kesin birsey vardir, biz TÜRKLER bu alman milletinden daha kurnaz ve akilliyizdir. Sadece ülkemiz bu fikirleri iyi kullansalar, türkiye dünyanin birinci devletir olur diye düsünüyorum.

PS: Senin su moral icon´un cok hosuma gitti, sende adressi caldim, haberin ola:)

1:31 AM

 
Blogger renkler said...

Sevilaycığım, şu televizyon haberine sinir oldum şimdi. Bunlar bizi ne sanıyor. Bence kesinlikle ve hala çok önyargılılar. Bizi küçümsedikleri her hallerinden belli. Özellikle kadınları bir hoş. Mesela bizim orada iyi arkadaşlarımız hep erkekler. Bize yardımcı oluyorlar, iyi davranıyorlar. Ama kadınlar hep uzak duruyor (bir ikisi çok iyi haklarını yemiyeyim hatta birbirimize yemek tarifleri filan veriyoruz)

1:36 AM

 

Post a Comment

<< Home