Monday, January 22, 2007

Hayatımda bilmediğiniz beş şey...

Bir Mimarın Günlüğü (bmg) bloğunun sahibi meslektaşım beni sobelemiş. Ne güzel! Kuğucuğum, duyuyor musuuuuun, sana kaç kez dedim bir ebe sobe olayı başlat diye!

Neyse bmg arkadaşımızın bloğuna buradan basıp girmenizi isterdim ama nasıl olacak bilemiyorum. O nedenle yan taraftaki linklerden girebilirsiniz. Konu "hayatımda bilinmeyen beş şey" Aslında ben bloğumda o kadar çok konuşuyorum, pardon yazıyorum ki bilinmeyen ne kalmış olabilir ki... Yani sakladığım bir gerçek yok ki... Bu nedenle ancak şimdiye kadar yazmadığım beş şey olabilir. Sonra düşündüm, benim hakkımda önemli ne olabilir diye, valla sorunca birden insanın aklına gelmiyor. O nedenle çok önemli gerçekler söyleyeceğimi sanmayın, aklıma ne gelirse işte:-)

1) Gözlerimin renkleri birbirinden farklıdır. Valla! Yani şöyle oluyor: Aslında iki gözüm de yeşil ama birinde azıcık bir kahverengimsi leke var. İlk başta ve içeri mekanlarda çok belli olmuyor. Ama gün ışığında, dikkatli bakınca belli oluyor. Yani ürkütücü değil ama şaşırtıcı. Çok samimi arkadaşlarımın bile yıllar sonra, ya senin gözlerinin rengi başka başka! dediğini bilirim. E günaydın yani...

Bu olayı kendimin farketmesi ise 4-5 yaşımda oldu. Hüç unutmam, kendimi aynada incelerken (kokoş kız ne olacak) farketmiş, bir şok geçirmiştim ve ciddi anlamda korkmuştum. Hemen anneme koştum ve anne ben hastalandım dedim. O da gülümsedi ve bunun bir hastalık olmadığını anlattı, durumu izah etti. Bu bilmem kaç milyonda bir olan bir durummuş ama asıl ilginci daha da belirgin olmak üzere ciciannemin kızının da aynı durumda olmasıydı. Mavi gözlerinden biri hareliydi yani... Düşünün bilmem kaç milyonda bir olan bu olay bizim apartmanda iki kişiye rastlamıştı. Ben doğmadan annem o kıza çok bakmış sanırım, zaten öğrencisiydi:-)

2) Aslında renkli ve sıcak bir izlenim veriyorum size dimi? Ama görünüşüm biraz soğuktur. Yani en azından ilk etapta. Sanırım koruyucu bir kalkanım var. Eğer tanıştığım bir insanı sevmezsem o kalkan kalır, ama elektriğim tutarsa da benden iyisi olmaz. Biraz da tipim soğuk gibi duruyor ama aslında beni tanımak lazım, önyargılı iseniz ne kaprisli, ne burnu büyük diyebilirsiniz. Şu benim bloğumdaki profile resmime bakın. Benim soğuk olduğum anlardaki halime o kadar benzettiğim için koydum onu. Ama aslında valla öyle değilim. Zaten insanlar beni tanıyınca çok şaşar. Ya beni çok severler, ya da nefret ederler (ki herşey karşılıklıdır bilirsiniz:-))

3) Ağabeyimle ilgili yazılarım var, çocukken çok yakındık ama şu sıralar aramız biraz limoni. Küs değiliz tabi ama biraz soğukluk var. Çok ihtiyacım olduğu halde bana yardım etmedi, hatta tam tersi arkamdan vurdu diyebilirim. O nedenle kırıldım biraz ona. Ama düzelir tabi. Et tırnaktan ayrılır mı? O da sonra anladı tabi durumu... Bakalım ne olacak?

4) Çocukluğum ve genç kızlığımdaki, hatta evliliğimin ilk yıllarındaki en yakın arkadaşımı yıllardır arayıp sormuyorum. Aslında hep arayan bendim son zamanlarda. Hatta 3. kez evlendiğini (ilk ikisi aynı kişi idi) annesinden çok sonra duydum. Haber vermedi bile. O nedenle ben de aramadım. Geçen yıl beni aradı. Sonra benim elim bir türlü telefona gidemedi. Neden bilmiyorum ama içimden gelmiyor. Oysa onu özledim. Ne kadar yakındık... Hiç bir problem olmamasına rağmen koptuk. Belki gözden ırak olan gönülden ırak olur lafı doğrudur???

5) Aslında bunu daha önce de çıtlatmıştım ama bugün ciddi bir boyutta hissettiğim için söylüyorum: Şu an evde olmak isterdim, ev kadını olmak isterdim. Kariyermiş! Palavra! Yaptık işte kariyeri de çocuğu da, artık dinlenmek istiyorum. Yarın ne olur, ne hissederim bilmiyorum ama şu an evde olmak istiyorum.


Doğaçlama oldu arkadaşlar. Daha sık ebeleme sobeleme yapmalıyız. Bir süre sonra ben de bir anket düzenleyim mi? Ne dersiniz.

Aslında sobelenecek çok arkadaşım var. Kuğu buralarda olsaydı ilk onu seçerdim ama yok. O nedenle sık yazanlar arasından seçiyorum, bloglarına girmek için yandaki linkleri kullanın lütfen: BUTTERFLY, YAĞMUR DAMLASI, AYÇİÇEĞİ... Hadi bakalım görelim, sizler hakkında bilmediğimiz 5 şey nedir?

19 Comments:

Anonymous Anonymous said...

Renklercim şimdiden düşünmeye başladım bile, herhalde akşamı bulur post yazmam :p Güzel bir ebeleme sobeleme olmuş...Heyecanlandım birden...Bu arada moral bozukluğum geçti

öpüyorum seni...

11:52 PM

 
Anonymous Anonymous said...

Ben de düşündüm bu soruyu ve blogumda o kadar şey yazıyorum ki sanırım benim hakkımda bilinmeyen pek birşey yok gibi... Sanırım başımdan 4 yıllık bir evlilik geçtiğini pek kimse bilmiyordur. Diğer maddeleri ise sıralamam için biraz düşünmem lazım :)

Bu arada gözlerinin renginin değişik olması bence bir ayrıcalık, çok şanslısın! Ben Kate Bosworth'u çok beğeniyorum onun da gözleri mavi ama birinde farkedilir derecede kahverengi de var...

1:19 AM

 
Anonymous Anonymous said...

bende ilk defa duyuyorum, iki gözler ayri renk: Ilginc.

O arkadasinin yaptigi yanlis olmus, bende üzülürdüm, evleniyor ve beni aramiyor. Ehh demek ki olacagi varmis.

1:51 AM

 
Anonymous Anonymous said...

Demek ev kadını olmak istiyorsun :)) Ben de bu sene çalışmayı düşünüyorum.
Artık pek duymuyorum, ama lisedeyken bana da soğuk göründüğümü söylerlerdi. Hatta yeni tanışıp da samimiyeti ilerlettiğim kişiler sonradan bunu itiraf edip, yanıldıklarını söylerlerdi:))
Şimdi biraz düşüneyim, ben de yazayım :))

3:28 AM

 
Anonymous Anonymous said...

:)

3:29 AM

 
Blogger Gamzeli said...

Bu ebeleme iyi olmuş , çünkü herkes bir kere düşünmüştür hayatındaki en önemli 5 şeyi...gerçekten farklı şeyler olabiliyor...Bir kere ben seni görsem hiç de bana soğuk gelmezsin, çünkü biz seni yazılarınla çok samimi ve candan biri olduğunu biliyoruz...Öptüm seni renklercim...

3:42 AM

 
Blogger renkler said...

Kelebekçiğim, yazmışsın bile, hatta ben seni okumuşum bile:-) Moralini az da olsa düzelttiğine sevindim canım...

3:45 AM

 
Blogger renkler said...

Noniciğim gözlerimin değişikliği hoşuma gidiyor aslında ama yeşilliğini biraz gölgede bırakıyor. Olsun, değişiklik iyidir:-)

3:46 AM

 
Blogger renkler said...

Sevilaycığım aslında ben evlendiğim zaman O bize çok sık gelirdi, çok eğlenirdik, her haftasonu aktivitelerimize o da katılırdı. Sonra O evlendi, aramaz sormaz oldu. Demek ki gerçek dost değilmiş! Şaşırtıcı aslında...

3:47 AM

 
Blogger renkler said...

Ayçiçeği, gel rolleri değişelim. Aslında depremden sonra oğluşa bakmak ve yanında olmak adına ev kadını olmaya karar verdim ve ayrıldım. Bir sene sonra boğulmuştum. Part time çalışmaya başladım, sonra kariyer sevdası başladı ve geri döndüm. Yani ev kadını olabilir miyim, sonra ne yaparım bilmiyorum. Yine de çalışmak güzel galiba. Öyle değişkenim ki bu konuda...

3:49 AM

 
Blogger renkler said...

CcC :-)

3:49 AM

 
Blogger renkler said...

Gamzeli, tabi biz birbirimizi az çok tanıyoruz. O kadar uzun süre yazıp karakteri saklamak mümkün olmaz bence. Ama zaten ilk intiba olarak. Belki sarışınım filan, o da soğuk gösteriyor olabilir.

3:51 AM

 
Anonymous Anonymous said...

Aaa ama ben seninkilerin ikisini biliyordum amaaa,değişik bir şeyler ekle lütfen.:((

soğuk gibi göründüğünü benim orada yorum da yazmıştın. Bir de arada evde olmayı özlediğini burada yazdın.:))

Gözlerini merak ettim şimdi,
birde isminiiiiii.:))

Beni heyecan bastı şimdiden, ay ne yazsam..?????

5:05 AM

 
Blogger renkler said...

Yağmur Damlacığım, senden de birşey kaçmıyor. İki şey değil bir sürü şey söylerim, ama ilerleyen günlerde. Adımı yazmamı eşim yasakladı ama belki bir gün sana çıtlatırım:-)

5:21 AM

 
Blogger damak tadı said...

Sevgili Renkler'ciğim,
Kendini anlatırken sanki beni anlatıyormuşsun gibi geldi bana.)))

(laf aramızda hiç sevmediğim fakat annemlerin ayda yılda bir de olsa görüşmek zorunda kaldığı bir aile vardı.Benim için anneme darılma ama kızın soğuk nevale buzdolabı gibi,oğlun ise cıvıl cıvıl demişti.
Onlar ne zaman bize gelmek isteselerdi kardeşim hemen sen radyatörlerin yanında 1-2 saat durup ısınmaya çalış derdi.Şimdi birden aklıma geldi,yorumunu okuyunca )))

Trabzon'da komşumuz Nezaket teyze vardı(kulakları çınlasın)onun gözlerinin renkleri farklı idi,bende hep neden benim gözlerim böyle değil diye takıntı yapmıştım.Hep şans getirir derlerdi o zaman,seninde geleceğin açık şansın bol olsun tatlıların tatlısı,canlar canı sevgili Renklerim benim..

Sen sıcakda olsan soğuk da olsan bizim biricik dünya tatlısı sevimli renklerimizsin..

Münih'de kileri bile şaşı yapmışsın canım..Seninle yolculuk yapıp katıla katıla gülmeyi çok isterdim.(bir seferinde kuzenimle böyle bir otobüs seyatimiz olmuştu da İzmir'e bizi gecenin bir yarısı Varan oto.den atıp sonra gelip almışlardı.Amma maceralarımı hatırlattın bana gülüyorum şimdi..Buruk ve hüzünlü gülücük sadece.((

Kocaman öpüyorum canım,mutlu bir hafta diliyorum..Yukarıda dilemişmiydim yoksa..Benim gibi yazdığını asla okumayan birine çok görme lütfen..))

7:57 AM

 
Blogger renkler said...

Gülcüğüm, canım, seni keyifli görmek ne güzel... Maşşallah diyeyim de nazarım değmesin.

Gözleri başka renkli olanlar şanslı mı oluyormuş. Oh oh ne güzel. Aslında şanslıyım Allaha şükür. Sizin gibi arkadaşlarım var. Keşke Münihte sen de olsaydın, cidden ne eğlenirdik.

Kendine iyi bak canım, mutlu günler:-)

8:09 AM

 
Blogger kurunane said...

önce hoşgeldin diyeyim canım.

inşallah abinle sorunlarınızı da halledersiniz.

11:21 AM

 
Blogger renkler said...

Hoşbulduk Kurunaneciğim, inşallah çözeriz tabi...

10:49 PM

 
Anonymous Anonymous said...

top [url=http://www.001casino.com/]001casino.com[/url] hinder the latest [url=http://www.realcazinoz.com/]casino online[/url] unshackled no set aside bonus at the chief [url=http://www.baywatchcasino.com/]free gratuity casino
[/url].

11:26 AM

 

Post a Comment

<< Home