Monday, February 05, 2007

Güzel bir gün...

Dün ciddi bir şekilde hastaydım... Hiç makyaj yapmadım koca gün, artık anlayın. Zaten o halimi gören hastamısınız diye dehşetle yüzüme bakıyordu. Burnum silinmekten yara olmuş, gözlerin altı çökmüş, bitkin bir ifade. Oysa 10 gündür hastayım ama her sabah az da olsa makyajımı yapmıştım. Çok soluk benizli olduğum için mutlaka tüm yüzüme uçuk pembe bir allık sürerim. Bu sanki makyajım yok gibi gösterir ama sonuçta ciltte birşeyler vardır ve cildiniz hoş ve bakımlı görülür. İyi bir tiyodur yani ama dün o da yoktu!

Akşam eve geldiğimde koca günün bitmesinin verdiği bir hoşluk vardı. Neyseki pazardan yaptığım sulu köfteyi ısıtmak ve aşkımla ortaklaşa bir çoban salata yapmak yetti yemek için (bir de birer dilim börek ısıttım ve evettt yedimmmm). Oğluş babaannesinde. Onun yokluğu çok üzüyor beni aslında, onsuz ev o kadar sessiz ve boş ki! Allah Onu benden ayırmasın, hiçbirimizin yavrusunu, yeğenini, çocuğu saydığı kişiyi, sevdiğini ondan ayırmasın... Annem de oğluş olmayınca büyük boşlukta olacak ki telefon ile arayıp yarın akşam bana gelin dedi. Ben de yarına yemeğim olduğu için Çarşamba gelelim dedim. Çarşambayı da yırttık:-) Bu arada Perşembe Cuma inşallah eşimle evdeyiz. Dinleneceğim, ev işi filan yapmayacağım. Ne olursa olsun artık!

Dünkü yorgunluk ve bitkinliğimin aynısı aslında eşimde de vardı. Yemekten sonra film izleyelim dedik, Good Shepherd diye bir film... Valla konusunu filan hiç sormayın çünkü 8 den itibaren ikimiz de koltuklarda uyuklayıp durduk, arada bir gözümü açık tutmaya çalıştım ama olmadı. Sonra uyanıp son yarım saatini izledik. Sonra uyuyamam diye korktum ama Allah'a şükür uyumuşum. Sabah mutlu mesut, daha iyi uyandım. Ama iyiyim diyemiyorum çünkü tam iyiyim diyorum, tekrar kötüleşiyorum.

Sabah bayağı bir trafik vardı! Ben de o arada makyajımı yaptım (arabayı ben kullanmıyordum merak etmeyin:-) İnsana moral veriyor aslında makyaj. Hiç makyaj yapmam, sevmiyorum, doğallığı seviyorum demeyin lütfen. Bakın bu sene yok gibi görünen makyaj moda. Ayçiçekçiğim bu konu ile ilgili bir post yazmıştı. Bu sene ben de sıkı takipçisiyim bu akımın. Bir ara anlatırım size de. Capcanlı görünmek için bence az da olsa makyaj yapın. Hem olumlu bir elektrik verirsiniz, hem de moraliniz yerine gelir. Benden söylemesi...

Güzel bir gün diliyorum size... Öğlem eşime gitmeyi planlıyorum. Sıcak bir çorba içmeyi planlıyorum, şu sıralar çorba o kadar iyi geliyor ki...

21 Comments:

Blogger Gamzeli said...

Ayy canım üzüldüm geçmiş olsun sana...Umarım tam olarak iyileşirsin...

Bende akyaj yapmasını severim, Çok hafif gerçekten yapmak gerekiyor...Öteki türlü iş yerine gelenlere kötü bir izlenim bırakabiliyorsun...Hafif bir makyaj herşeyi yok eder :)

12:12 AM

 
Blogger renkler said...

Gamzeliciğim, teşekkür ederim. Şimdi burada hiç makyaj yapmayan arkadaşları görünce benim ruhum kararıyor mesela. Benim departmanımdakilere makyaj yapın biraz diyorum. Çünkü iyi bir izlenim vermiyor. Çok da abartmamak lazım tabi...

12:18 AM

 
Blogger yagmur damlasi said...

Kednini biraz olsun iyi hissetmene çok sevindim canım.:))

Hiç makyaj yapmam :P diyemem. Muhakkak kaşıma ve gözüme hemen kalem çekerim .Çünkü çok gür değiller.
Hep olduğu için,herkeste öyle zanneder.:P
amanin ne büyük bir sırrımı verdim,kimse duymasın.:)
ama ben krem bile süremezdim, azıcık azıcık yeni elliyebiliyorum.İçim kalkardı.eeeskiden krem bulaşık deterjanını bile elleyemezdim.

Cildim mi? :P
Yolda durdurup ay çook güzel derler.tüh kendime nazar değdirecem.Maaaşşaallllah diyeyim.
ama şimdi ellerim ayaklarım kuruyor da,işte kendimi alıştırmaya çalışıyorum.:(

benim ordaki resim biraz bulanıklaştırdım ama,babannemle beniiim. kimse farketmedii.:(

1:22 AM

 
Blogger renkler said...

Yağmur Damlacıkım, aşkolsun ben o resmi farketmezmiyim!!! Aslında sana dikkatel baktım tanıyor olabilir miyim diye. Biraz bulanıktı tam anlayamadım ama babaannecik bana çok tanıdık geldi dermişim:-) Babaannen nereli? Gümüşhaneli mi?

Bu arada cildinin güzel olmasına sevindim. Bence namazın öncesinde alınan abdestin cilt sağlığında büyük önemi var. Bu arada nemlendiriciyi ihmal etme sakın. Yüzün de kurumasın! Bu sağlıkla da ilgili birşey...

1:32 AM

 
Blogger yagmur damlasi said...

Canikom mahsus bulanık ettim,o kadar da meşhur olmayayım diye. :)
Babannem -gürcüyüz ya biz- Artvin kökenli imişiz ama, Gölcüğün köylerinden doğum yeri.
Çooook iridir,şimdi küçülmüş hali bile benden büyük.
sanırım boyu gençliğinde 1 80 ı geçiyordu.:)
Zaten lakabı "bayraktar"mış uzun diye.
Ben ilkokulda en uzundum .Bunun ödü kopmuş ona benziyeceğim diye.
Eski inanç işte,"hıdırellezde kafasına sofrayla vurursan uzamazmış" diye yapmaya kalkmıştı hatırlıyorum da icra etti mi hatırlamıyorum.:(
Ama istediği oldu, orta birden sonra uzamadım. HÜngüüüür.

Cildim için haklısın,yaş o yaşa geldi bende kendime söylüyorum,yap diye.:(
bir gün uygulamasını da yaparım inş.
Yolda durduran biri de senin dediğin abdest konusunu söylemişti.:)

1:57 AM

 
Blogger cCc said...

Bugün daha ii olmana sevindim:) Makyaj keyifli şey ya.. Ben de yeni yeni sürünmeye başladım. Bugüne kadar hep bi ruj sürer çıkardım ama artık kendimi soluk görüorum.. Olmazsa olmaz diyorum.. Şu aldığım kırmızı ruju da bi sürsem artık fena olmayacak:)))

2:16 AM

 
Blogger Noni said...

Çok çok geçmiş olsun bu aralar salgın var bizim şirkette de herkes birer ikişer hastalandı işe gelemedi, aman dikkat diyorum.

Bu arada ben makyaj hastasıyım, sabah 6'da da kalksam hiç üşenmem, giyimime göre makyaj yapmaya kendimi boyamaya bayılırım ama annem her zaman hafif makyajın bana daha çok yakıştığını söyler, sanırım erken yaşta kırışmamam için de daha az makyaj yapsam iyi olucak :(

3:04 AM

 
Blogger renkler said...

Yağmur Damlacıkım, ben de bebekken annem Allah'a hep şöyle dua edermiş: Allahım benden 15 cm daha uzun olsun kızım diye... Kendisi 1.52 boyundadır da:-)Gerçekten de 15 cm daha uzun oldum. Ama arada anneme takılırım, anne 25 cm isteseydin, manken olurdum diye:-)

5:35 AM

 
Blogger renkler said...

ccc ciğim, kırmızı ruj süreceksen biraz yüzüne renk gerek. Yoksa kötü durabilir. Çok uçuk renk bir allık veya kullanıyorsan pudrayı tüm yüzüne sür, üzerine hafif bir allık ile elmacık kemiklerini vs ortaya çıkart. Bence göze çok yüklenme ki kırmızı kırmızı dudaklara odaklanılsın:-)

5:38 AM

 
Blogger renkler said...

Noniciğim, aslında makyaj yüzün erken kırışmasına neden olmaz, ama çok yoğun pudra ve fondoten kullanırsan cilde zarar verirsin. Bir de mutlaka kaliteli malzemeler kullanıyorsundur sanırım. O halde çok korkma ama annenin dediği gibi hafif makyaj daha hoş durabilir sende. Zaten hoş bir yüzün var...

5:41 AM

 
Blogger annelog said...

Ben şu göünmeyen makyaj tüyolarını merak ediyorum Renkler. Yıllardır aynı makyajla çıkıyorum dışarı, bir tek göz kalemi rengim değişiyor o kadar. E artık biraz değiştireyim.

11:02 PM

 
Blogger Ayçiçeği said...

Ben de makyaj yapmazsam hasta gibi göründüğümü düşünürüm. Tenim açık olduğu için herhalde. Azıcık da yapsam, hemen renk geliyor yüzüme ve kendimi daha iyi hissediyorum:)

12:54 AM

 
Blogger renkler said...

Annelogcuğum. Cuma günü evdeyim, böyle bir post yazayım o zaman. Dergilerden de yararlanıp daha bilimsel yanıt veririm:-)

2:05 AM

 
Blogger renkler said...

Ayçiçekçiğim, bu konuda senin blogda yazıştığımız gibi ben de aynı durumdayım. Mesela yazın yanık tenle makyaja ihtiyacım olmuyor. Parlatıcı dışında birşey sürmüyorum o zaman...

2:06 AM

 
Blogger Gamzeli said...

evet haklsın,insanın içi kararıyor, Hafif makyaj her zaman iyi bence bir allık mesela bir rimel, bir kalem yeterde artar bile...

2:26 AM

 
Blogger yagmur damlasi said...

aaa niye bugün yeni yazı yazmadın?
yorumlardan anladığıma göre iyisin ?
değilmi?

3:28 AM

 
Blogger zeyno said...

Renklercim önce çok geçmiş olsun, bir an önce tam anlamıyla iyileşmeni diliyorum..
Sonra da şu makyaj tüyolarını ben de merak ettim, makyaj önemli hem de çok, yanlış bir uygulama sizi makyajsız halinizden çok daha kötü yapabiliyor, e yavaş yavaş hastalıktan kurtulduk şimdi ışıldama zamanı di mi ama...

4:28 AM

 
Blogger renkler said...

Di mi ama Gazmeliciğim, şöyle pırıl pırıl gezelim:-)

4:43 AM

 
Blogger renkler said...

Yağmur Damlacıkım, bugün de şu bizim aşırı çılgın iş günlerimizden biri. O nedenle belki bugün yazamam veya akşam üzeri yazarım. Bugün sadece problem çözüyorum, stres var stres:-)

4:44 AM

 
Blogger renkler said...

Zeynocuğum çok haklısın. Artık senin de moralin iyi maşallah, ışıldıyalım:-)

4:44 AM

 
Blogger Gamzeli said...

hakkımız ayol :)))pırıl pırıl gezmek...

12:31 AM

 

Post a Comment

<< Home